Zâriyât Suresine Dön

Zâriyâtالذاريات

40. Ayet

40Zâriyât Suresi

فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ

Onu ve ordusunu yakalayıverdik ve denize attık. O, kınanan bir kimseydi.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

40. “Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı hak etmişti.” “Sonunda Firavun’u ve ordularını denize attık, denizde boğduk” diyor Rabbimiz. Çünkü o kınanmayı hak etmişti. Kendisini kınadığı halde, kendisini kötülediği, pişmanlık gösterisinde bulunduğu bir haldeyken, “ey Firavun! Ey kendisinin Rabblığını, İlâhlığını iddia eden ahmak! Bu halinle, geberip giderken bile Müslümanlık iddiasında bulunan bir zavallı iken sen nasıl tanrı olabilirsin? Sen nasıl İlâh olabilirsin?” diye kendi kendisini kınadığı bir pozisyonda Allah onu boğuverdi. Kur’an’ın başka yerlerinde anlatıldığı gibi iman etmeye çalıştığı bir durumda Firavun’u ve beraberindekileri Rabbimiz denizde boğuverdi. Firavun oğulları, Firavun ve avareleri, askerleri, orduları tümüyle denizin altına gömülüp hayata veda ettiler. Yeryüzünün en güçlü adamı, en müstekbir insanı Firavun suda boğulurken Yunus sûresinde anlatılan şu sözü söylemekten kendini alamıyordu: “İnandım ki İsrâil oğullarının iman ettiği Allah’tan başka ilâh yokmuş. Ben de Müslümanlardanım!” (Yunus 90) Gerçekten bugün bu sözü tüm dünya müstekbirlerine duyurmamız gerekmektedir. Tüm dünya Firavunlarına duyurmalıyız bu sözü: “Ey müstekbirler! Ey kendilerinde güç kuvvet olduğunu zanneden zalimler! Firavun’un söylediği bu sözü sizler ne zaman söyleyeceksiniz? Size hiç bir şey hatırlatmıyor mu bu söz? Ölürken mi söyleyeceksiniz bunu? Ama Firavun’a fayda vermediği gibi o zaman söyleyeceğiniz bu sözün size de hiç bir faydası olmayacaktır. Gelin selefinizin bu durumundan ibret alın da tevbelerinizi son deminize bırakmayın. Gelin ekonomik ve siyasal gücünüze güvenerek Allah’a kafa tutmaktan, Allah’ın diniyle savaşmaktan vazgeçin, değilse sizin âkıbetleriniz de selefinizin âkıbetinden farklı olmayacak.”