Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Tevbe 128
Yûnus 1
Tevbe Suresine Dön

Tevbe التوبة

129. Ayet
129Tevbe
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ
Şayet yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Yalnızca O’na tevekkül ettim. O, büyük arşın Rabbidir.”

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

129- Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur." AÇIKLAMA 125. Yani, her sene boyunca bu tip olaylar, onların iman konusundaki iddialarını denemek için bir iki defa oluşturulur, ki bu da onların müslümanlıklarının bir sahte paraya benzediğini açığa çıkartmıştır. Örneğin, onların imanları bazen, onların şehvetlerini sınırlayan bir Kur'an emriyle veya çıkarlarını alt üst eden bir şeye inanmaları emredilerek yahut onların kişisel, ailevi ve kabilevi çıkarlarıyla Allah, Rasulü ve iman arasında bir tercih yapmaya sevkedecek dahili mücadeleyle ya da mal, can, vakit ve güç fedakarlığı gerektiren bir savaşta denenmekteydi. Bütün bu imtihanlar, onların müslümanlık kisvesi altında kalblerinde gizledikleri nifak pisliğinin açığa çıkmalarını sağlamıştır. Öte yandan, bu imtihanlara tabi tutulmaları zaten imanın esaslarından sapmış olduklarından, onların kalblerinde birikmiş olan pisliklerini daha da artırmıştır. 126. Bu olay, sadece yeni inen bir surenin okunması münasebetiyle düzenlenen bir toplantıya, münafıklar da katılmak zorunda kalınca, ortaya çıktı. Hz. Peygamber, her yeni sureyi yerine yazılmadan önce bir hutbe gibi okurdu. Gerçek mü'minler, onu mutlaka çok saygılı ve duygulu bir şekilde dinlerlerdi. Fakat sadece müslüman olduklarını göstermek için toplantıya katılmış münafıklar, okunan şeylere hiçbir ilgi duymadıkları için moralleri bozuk bir şekilde sıkılarak otururlardı. Ve kendilerinin toplantıda hazır bulunduklarını diğer insanlara fark ettirdiklerinden emin oldular mıydı, hemen sıvışmak için fırsat ararlardı. 127. "Allah onların kalblerini Kur'an'dan çevirdi." Çünkü onlar Kur'an'ı dinlemenin ve onun emirlerine uygun bir şekilde hareket etmenin çıkarları için olduğunu anlamamaktalar. Bu ahmak insanlar, Kur'anı ve peygamberi inkar etmekle kendilerini büyük bir mutluluktan mahrum bıraktıklarını fark edemiyorlardı. Kendi basit menfaatleriyle haddinden fazla meşgul oldukları için Kur'an'daki büyük gerçeklerin ve Hz. Peygamber'in gösterdiği dosdoğru hidayetin, kendilerini bu dünyanın efendileri yapma ve ahiret'te de büyük bir mağfiret kazandırma gücüne sahip olduğunu görmüyorlar. Onların bu ahmaklıklarının ve bu büyük nimeti tepmelerinin neticesi olarak, Allah kendi kanununa uygun olarak, onları bu nimetten faydalanma kabiliyetinden mahrum bıraktı ve "kalblerini ondan çevirdi." Çünkü bir tarafta mü'minler, bu büyük kuvvet kaynağından, azami fayda elde edip kendilerini hiçbir insanın şimdiye kadar elde edemediği en büyük zaferi kazanmaya hazırlanırlarken, bu bedbaht insanlar başlarına gelen bu büyük kaybı bile farkedememişlerdir. TEVBE SURESİNİN SONU
Önceki AyetTevbe 128
Sonraki AyetYûnus 1
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Tevbe 128Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Yûnus 1