Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Yûnus 20
Yûnus 22
Yûnus Suresine Dön

Yûnus يونس

21. Ayet
21Yûnus
وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُمْ اِذَا لَهُمْ مَكْرٌ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ قُلِ اللّٰهُ اَسْرَعُ مَكْرًاۜ اِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ
İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra rahmeti tattırdığımızda, ayetlerimize karşı bir tuzak içinde görürsün onları. De ki: “Allah’ın (tuzağı bozmak için karşı) tuzak kurması daha hızlıdır.” Şüphesiz ki elçilerimiz/melekler, kurduğunuz tuzakları yazmaktadır.
Dipnot

Sıkıntıdan kurtulan insanın Allah’ın (cc) ayetlerine tuzak kurması; Allah’ın (cc) yardımını yalanlayıp alay etmesi, Allah’tan (cc) gelen yardımı Allah’a (cc) değil de başkalarına nispet etmesi, başarıyı kendi emeğinin sonucu olarak görmesi, bela anında Allah’a (cc) iman ediyor gibi yapıp rahata kavuşunca Allah’ı (cc) unutmasıdır. (bk. 10/Yûnus, 12; 11/Hûd, 9-10; 17/İsrâ, 83; 39/Zümer, 8; 41/Fussilet, 49-50)

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

21- İnsanlara, şiddetli bir sıkıntı dokunduktan sonra, bir rahmet dokundurduğumuz zaman, ayetlerimiz konusunda hileli bir düzen kurmak(29) (bir entrika geliştirmek) onlar için (bir alışkanlık ve kötü bir edinim) dir. De ki: "Düzen kurmada (karşılık vermede) Allah daha hızlıdır. Şüphesiz, bizim elçilerimiz, sizin 'geliştirmekte olduğunuz düzenleri' yazmaktadırlar."(30) AÇIKLAMA 27. "Her ne kadar onlar Hz. Muhammed'in (s.a) gerçek bir peygamber olduğuna ve hakiki vahyi bildirdiğine dair delil olsun diye bir ayet talebinde bulunuyorlarsa da, bu onların Hakikatı kavrama ve kabul etme endişelerinden kaynaklanmıyor; bilakis, vahyi reddetmek için bir önyargı niteliği taşıyordu. Çünkü onların, alışkanlıklarını, ahlak sistemlerini, sosyal sistemlerini kısaca hayatlarının her yönünü ıslah edip, Hz. Rasul'un (s.a) mesajına göre biçimlendirmeye hiç niyetleri yoktu. Bir kere inanmaya niyetleri yoktu. İnanmaya niyetleri olmayınca, mucizeyle karşılaşsalar bile, kendilerine mucize falan gösterilmediğini söyleyeceklerdi. Kendilerini mutlak ahlak ilkelerine bağlayan gaybı (yani Tevhid ve Ahiret inancını) kabul etmeyip, arzu ve şehvetlerini tatmin ettikleri "özgürlük" fikrinden vazgeçmeyecekleri apaçıktı. 28. Yani "Allah bana neyi vahyediyorsa ben size onu söylüyorum. Fakat Allah'ın vahyetmediği şey hem benim hem de sizin için "gayb"tır. Ve onu ifşa etmek ya da etmemek bütünüyle Allah'a kalmış bir şeydir. Şimdi, Allah'ın göndermediği vahye, o göndermeksizin inanmıyacaksınız. Beklemelisiniz. Ben de bekleyeceğim ve ısrarla talep ettiğiniz şeyin (mucize) karşılanıp karşılanmayacağını göreceğim. 29. Onlar, kendilerine ceza olsun diye maruz bırakıldıkları "kıtlık ayeti" ardından dolaplar çevirmeye başladı. Bu ayet de ll. ve 12. ayetlerde belirtilen şeyin benzerini ima etmektedir: "Tekrar aynı ayetle karşılaşmayı nasıl istersiniz?" Oysa daha geçenlerde sizlere "kıtlık ayeti" gösterilmemiş miydi? O zaman tanrılarınızdan yardım istemiştiniz de boşa çıkmıştı. Güya onları Allah'la aranızda şefaatçı bellemiştiniz ve onların sahte kudsiyetlerine (!) yönelttiğiniz dilekler güya kıtlığın üzerinizden kalkmasını sağlayacaktı. Fakat daha ilk tecrübenizde ilah diye isimlendirilenlerin kesinlikle hiçbir güce sahip olmadığını bizzat öğrendiniz. Bu yüzden tüm kudretin Allah'ın elinde olduğuna ikna olunca O'na döndünüz ve O'ndan yardım istediniz. Bu tecrübe Hz. Muhammed'in (s.a) mesajının Hak olduğuna sizi inandırmaya yetmeliydi zira (Rasul'un) öğrettiği temel gerçek zaten buydu. Bu ayetten ders çıkaracak yerde, kıtlık atlatılır atlatılmaz ve gökten bereketli yağmurlar iner-inmez gerçeği saptırmak için düzenler kurmaya başladınız. Kıtlığın sebebiyle ilgili türlü düzme açıklamalar getirmeye yeltendiniz ve bu düzmeler, sonunda Tevhid Öğretisi'nden "kaçıp" şirkinize yapışmanızla neticelendi. Bu ayet, kıtlık gibi büyük bir işaretten ders almayan bir topluluğu, hiçbir işaretin (ayet) ikna edemeyeceği anlamını içerir. Bu yüzden onlara herhangi bir ayet (işaret, mucize) göstermenin bir yararı yoktur. 30. "Allah düzen (plan, mekr) kurmada sizden daha hızlıdır..." şu demektir: "Kıtlık ayetinin delalet ettiği anlamı, bu ayeti teslim etmenin ihtiva ettiği gerçeklerden yakayı kurtarmak niyetiyle belli istisnalar bulabilmek ve isyancı tavırlarınızı sürdürmek için saptırmaya çalışırsanız, Allah düzenbaz yöntemlerini devre dışı bırakmak üzere kendi planını (mekr) devreye sokmada çok daha hızlıdır. Sizi kendi dalaletinizde serbest bırakacak; hatta size dünyevi bir refah da sunacak; bu refah, genişlik sizleri aldatacak ve size pek yanınızda bekleyen akıbeti unutturacak ve böylece de kaygısız bir bağışıklıkla günahlar işleyeceksiniz ve kalblerinizde bulunan şeyler sizi hoşnud edecek. Fakat O'nun melekleri amellerinizi, (ölümünüzden sonra dava edilmek üzere önünüze konacak amellerinizi) kayıt ve muhafaza etmeye devam edecekler. Sonunda ise sizlere ölüm gelir ve hesap vermek üzere Allah'ın huzuruna sürülürsünüz.
Önceki AyetYûnus 20
Sonraki AyetYûnus 22
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Yûnus 20Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Yûnus 22