Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Yûsuf 108
Yûsuf 110
Yûsuf Suresine Dön

Yûsuf يوسف

109. Ayet
109Yûsuf
وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰىۜ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ
Senden önce kendilerine vahyettiğimiz şehir ahalisinden, erkeklerden başkasını (resûl olarak) göndermedik. Kendilerinden önce (yaşayanların) akıbetini görmek için, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Hiç şüphesiz ahiret yurdu, (Allah’tan) korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Akletmez misiniz?

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

109- Biz senden önce, şehirler halkına kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Korkup-sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?(79) AÇIKLAMA 77. Bu soru, hayat karşısında tavır almada, tehlikelere karşı geçici bir güven hissi ve uzun bir ömür sürüleceği düşüncesiyle oluşan kayıtsızlıktan insanları sakındırmak için ortaya konmuştur. Böyle düşünenlere göre problemler pekala uzak bir "geleceğe" ertelenebilir. Besbelli ki bu yanlış bir tavırdır; çünkü hiçbir insanın belli bir zamana kadar yaşama garantisi olmadığı gibi, hiç kimse ne zaman, nerede ve ne şekilde öleceğini bilmez. Bu yüzden soru şunu demek istemektedir: "Günlük tecrübeleriniz size bir dakika sonrasında bile ne olacağını söylemezken, geleceğiniz size nasıl gizli olmaz? Dolayısıyla hikmet şunu gerektirir ki, geleceğiniz için şimdi hazırlık yapmalısınız ve bulunduğunuz yolun "doğru yol" olup olmadığını enine boyuna düşünmelisiniz. Gittiğiniz yolun "doğru yol" olduğunu gösterecek herhangi bir sağlam deliliniz var mı? Yerde ve göklerde seçiminizi destekleyecek herhangi bir sağlam deliliniz bulunmakta mı? Sizden önce bulunduğunuz yola koyulmuş insanlar hedeflerine güven içinde ulaşabilmişler mi? Kısaca, bu yolu izlemekle kendi döneminiz ve kültürünüzde ulaştığınız sonuçlar doğru yolda olduğunuzu ispatlamakta mı?" 78. Yani, "Allah onların kendisine izafe ettikleri şeylerden kesinlikle münezzehtir. Şirk'e düşmüşlerin kendisine atfettiği her türlü zaaf ve noksanlıktan, sırf sahip oldukları Tanrı tasavvurunun mantıki sonucu olarak kendisine atfettikleri her türlü kusur, hata ve kötülükten münezzehtir." 79. Çok kapsamlı olan bir konu burada bir kaç cümleye sığdırılmıştır. Bu ifadeyi şöyle açıklamak mümkündür: "Ey Muhammed! Bu insanlar seni dinlemez, çünkü sana bir Allah Rasulü olarak inanmaları onlar için pek kolay bir şey değil, zira sen onların kentinde doğmuş ve aralarında başkaları gibi yaşamış bir beşersin yalnızca. Oysa bunda garipsenecek hiçbir şey yoktur. Bu ilk kez vuku bulmuyor ki? Senden önce gönderilen bütün bepgamberler de beşer idiler ve gönderildiği insanlarla aynı ortamı paylaşmışlardı. Bir kente bir yabancının gelip şöyle dediği duyulmamıştı: "Ben size peygamber olarak gönderildim. Her ne kadar -Musa, İsa, İbrahim, Nuh (aleyhimüsselam) gibi- kavimlerini ıslaha memur peygamberler, kendi beldelerinde doğmuş ve kavimleriyle aynı ortamı paylaşmışlarsa da..." Şu halde mezkur ifade müşriklere doğrudan şunu anlatmak istemektedir: "Şimdi Rasulü kabul mü edeceğinize yoksa böyle mesnedsiz telakkilerle red mi edeceğinize karar vermeli, yolunuzu seçmelisiniz. Seyahat edip durmada ve peygamberleri yalanlayıp hevalarına uyanların akıbetini hep görmektesiniz. İşte, Ad, Semud, Medyen, Lut ve diğer kavimlerin harabeleri yolunuz üzerinde! Size, ahirette onların ne tür acıklı azaba düçar olduklarını, muttakilerin ise nasıl mutlu bir hayat süreceklerini hatırlatmalarına rağmen bunlardan hiç mi ibret almıyorsunuz?"
Önceki AyetYûsuf 108
Sonraki AyetYûsuf 110
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Yûsuf 108Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Yûsuf 110