Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Zâriyât 25
Zâriyât 27
Zâriyât Suresine Dön

Zâriyât الذاريات

26. Ayet
26Zâriyât
فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ فَجَٓاءَ بِعِجْلٍ سَم۪ينٍۙ
Hemen ailesine gidip semiz bir buzağı getirmişti.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

26- Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip,(24) çok geçmeden semiz bir buzağı(25) ile (geri) geldi. AÇIKLAMA 20. Gökyüzünden; ebedi ve yüce alem, rızıktan ise; dünyada insanlarn yaşaması, hareket etmesi için verilen herşey, "Tuadûne" den de kıyamet, haşir, neşir, hesaba çekilme, mükafaat ve ceza, cennet ve cehennem kastedilmiştir. Bunların görüleceği de bütün semavi kitaplarda ve Kur'an-ı Kerim'de vadedilmektedir. İlahi buyruktan kastedilen şudur: Sizden kime dünyada ne verileceği, hesaba çekilmeniz ve amellerin cezası için ne zaman çağrılacağınız da orada, ebedi ve yüce alemde kararlaştırılmaktadır. 21. Burada ikinci hizbin sonuna kadar peygamber ve bazı geçmiş kavimlerin akibetlerine sürekli ardısıra kısa işaretler yapılmıştır. Bunlardan ikisi bilhassa kafalara yerleştirilmek istenmektedir. Biri şudur: Kendisinde, iyilik yapanlar için mükafat ve zalimler için ceza verildiğine dair sürekli misallerin bulunduğu Allah'ın Mükafaatlar Kanunu, insanlık tarihinde devamlı işlemiştir. Bu dünya hayatında bile yaratıcının insanla olan münasebetinin sadece tabiat kanunlarına dayanmamakta oluşu, bilakis onunla manevi ve ahlaki kanunun tesiri olduğuna açık bir delildir. Kainat sisteminin karakteri, maddi bünyesi içinde yaşayan yaratığa manevi ve ahlaki amelleri yapma fırsatı verdiğine göre, ona hayvanlar ve bitkilerinkinde olduğu gibi sadece tabiat kanunları ile muamele etmemeli, aksine onun ahlaki amellerine karşılık, ahlaki kanunlar da koymalıdır. İşte bu mesele kendiliğinden bu sistem içindeki tabiat aleminde insanın işi bittikten sonra halis ahlaki kanunlara uygun olarak ahlaki amellerin sonuçlarını tamamen elde etmesini sağlayan bir zamanın mutlaka gelmesi gerektiğine açık bir işaret vardır. Çünkü bu tabiat aleminde ahlâkî amellerin mükafatı eksiksiz ele geçirilemez. Tarihi delillerle kafalara yerleştirilen ikinci mesele de şudur: Peygamberlerin sözlerine inanmayıp hayatlarının bütün akışını Allah'ın birliğini, peygamberliği ve ahiret gününü inkâra bağlamış kavimler nihayet helâk olmaya müstahak olmuşlardır. Peygamberler vasıtasıyla gönderilen, Allah'ın Ahlak Kanunları ve onlara uygun olarak insanların amellerinin ahirette yapılacak olan sorgusunun tamamen gerçek olduğunu tarihin sürekli tecrübesi göstermektedir. Çünkü bu kanundan koparak kendi kendini sorumsuz kabul eden topluluklar dünyada kendi gidişlerini tayin etmişler, nihayet mahvoluşa gitmişlerdir. 22. Bu olay Kur'an-ı Kerim'de ayrıca üç yerde daha geçmiştir. 23. Ayetin akışı göz önüne alınınca bunun iki mânâsı olabileceği görülür. Biri şudur: Hz. İbrahim (a.s) kendi misafirlerine: "Sizlerle daha önce hiç görüşme şerefini bulamadım. Siz belki bu bölgeye yeni teşrif ettiniz" dedi. İkincisi de şudur: Onların selamına karşılık verdikten sonra Hz. İbrahim (a.s) kendi içinden söyledi ya da evde onları yemeğe çağırma hazırlığı yapmak için giderken kölelerine şöyle söyledi: "Yabancıya benzeyen bir kısım adamlar var, daha önce bu civarda bu şekil ve biçimde insanlar hiç görülmemiştir." 24. Yani, kendi misafirlerine, "Ben size yemek hazırlıyorum" demedi. Onları oturtarak misafirlerin, yapma, etme, zahmete lüzum yok, eziyet olmasın dememeleri için sessizce yemek hazırlamak için gitti. 25. Hûd Suresi'nde "Kızartılmış dana" ifadesi vardır. Burada ise "Onun iyice seçerek semiz ve taze danayı kızarttırması" bildirilmektedir.
Önceki AyetZâriyât 25
Sonraki AyetZâriyât 27
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Zâriyât 25Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Zâriyât 27