Nisâ
Ayet: 51Sayfa: 85
Kendilerine Kitap’tan pay (ilim) verilen kimseleri görmedin mi? Onlar cibte ve tağuta iman ediyorlar ve kâfirler için, “Bunlar, müminlerden daha doğru bir yol üzeredir.” diyorlar.
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 51Sayfa: 85
Kendilerine Kitap’tan pay (ilim) verilen kimseleri görmedin mi? Onlar cibte ve tağuta iman ediyorlar ve kâfirler için, “Bunlar, müminlerden daha doğru bir yol üzeredir.” diyorlar.
Ayet: 116Sayfa: 96
Şüphesiz ki Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun (şirkin) dışında kalanları dilediğine bağışlar. Kim de Allah’a şirk koşarsa (geri dönüşü zor ve) uzak bir sapıtmayla sapıtmış olur.
Ayet: 60Sayfa: 117
De ki: “Size Allah katındaki cezası bundan daha kötü olan bir şeyi haber vereyim mi? Allah’ın lanet ettiği, ona karşı öfkelendiği, aralarından maymunlar ve domuzlar kıldığı ve tağuta kul eyledikleridir. Bunlar, (Allah katında) yerleri daha kötü ve dosdoğru yoldan sapmış olanlardır.”
Ayet: 71Sayfa: 135
De ki: “Allah bizi (tevhide) hidayet ettikten sonra Allah’ı bırakıp da bize hiçbir faydası ve zararı olmayan şeylere mi (putlara, türbelere, yatırlara mı) dua edelim? Arkadaşları kendisini, ‘Hidayete gel.’ diye çağırdıkları hâlde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşırken şeytanların ayarttığı kimse gibi topuklarımız üzere geri mi dönelim?” De ki: “Şüphesiz ki gerçek ve hakiki hidayet, Allah’ın hidayetidir. Ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”
Ayet: 37Sayfa: 153
Allah’a, yalan uydurarak iftira eden veya (Allah’ın) ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Bunlara, Kitap’tan nasipleri, (kendileri için takdir olunan hayır ve şer) erişir. Nihayet canlarını almak için elçilerimiz onlara geldiğinde derler ki: “Allah’ı bırakıp dua ettikleriniz nerede?” Derler ki: “Onlar bizi (terk edip) kayboldular.” Ve kâfir olduklarına dair kendileri aleyhine şahitlik ettiler.
Ayet: 190Sayfa: 174
(Allah) onlara salih bir çocuk verince (âdemoğlu, Allah’a şükretmek yerine) tuttular, (Allah’ın) onlara verdiği (evlat) konusunda (Allah’a) ortak koştular. Allah, onların şirk koştuklarından yücedir.
Ayet: 191Sayfa: 174
Yoksa onlar, hiçbir şey yaratmayan, kendisi yaratılmış varlıkları mı (Allah’a) ortak koşuyorlar?
Ayet: 192Sayfa: 174
(Oysa) bu varlıklar, ne onlara ne de kendilerine yardım etmeye güç yetiremezler.
Ayet: 193Sayfa: 174
Onları hidayete çağırsanız size uymazlar. Gerçi onları çağırsanız da sussanız da birdir (inanmazlar).
Ayet: 194Sayfa: 174
Allah’ı bırakıp da kendilerine dua ettiğiniz varlıklar, sizin gibi (Allah’a) kuldur. Şayet doğruysanız çağırın da çağrınıza karşılık versinler.
Ayet: 195Sayfa: 174
Onların kendisiyle yürüdükleri ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri, işitecek kulakları mı var ki (çağrınıza icabet etsinler)? De ki: “Bütün ortaklarınızı çağırın. Sonra elinizden gelen tuzağı kurun ve bana göz açtırmayın.”
Ayet: 196Sayfa: 175
“Şüphesiz ki benim velim, Kitab’ı indiren Allah’tır. O, salihleri veli edinir.”
Ayet: 197Sayfa: 175
O’nu bırakıp da dua ettikleriniz, size yardım etmeye de kendilerine yardıma da güç yetiremezler.
Ayet: 198Sayfa: 175
Onları hidayete çağırsanız sizi duymazlar. Onların sana baktığını görürsün, fakat onlar görmezler.
Ayet: 56Sayfa: 272
Kendilerine verdiğimiz rızıktan, o hiçbir şey bilmeyen (sahte ilahlara) pay ayırırlar. Allah’a yemin olsun ki uydurduğunuz bu iftiralardan sorguya/hesaba çekileceksiniz.
Ayet: 86Sayfa: 275
Müşrikler ortaklarını görünce derler ki: “Rabbimiz! Bunlar senin dışında dua ettiğimiz ortaklarımızdır.” (Ortaklar:) “Siz gerçek yalancılarsınız!” diyerek bunlara laf atacaklardır.
Ayet: 56Sayfa: 286
De ki: “O’nu bırakıp da (haklarında özel yetkiler, şefaat, kâinatta tasarruf, Allah’a yaklaştırma gibi) düşünceleriniz olanları çağırın (bakalım)! Ne sizden zararı gidermeye ne de hâlinizi değiştirmeye güçleri yeter.”
Ayet: 57Sayfa: 286
O dua ettikleri de Rabblerine hangisi daha yakın diye vesile arar, rahmetini umar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir azaptır.
Ayet: 102Sayfa: 303
Kâfirler, beni bırakıp da benim kullarımı veliler/dostlar edineceklerini (benim de bu şirki cezasız bırakacağımı mı) sandılar? Doğrusu biz, cehennemi kâfirler için bir konaklama yeri olarak hazırladık.
Ayet: 81Sayfa: 310
Kendilerine izzet/üstünlük/güç kaynağı olsun diye Allah’ın dışında ilahlar edindiler!
Ayet: 82Sayfa: 310
Asla! (Kıyamet Günü) onların ibadetlerini inkâr edecek ve onların karşısında (düşman olarak) yer alacaklar.
Ayet: 12Sayfa: 332
Allah’ı bırakıp, kendisine hiçbir fayda ve zarar veremeyecek şeye dua eder. Bu, uzak sapıklığın ta kendisidir.
Ayet: 13Sayfa: 332
Zararı, yararından daha yakın olana dua eder. O, ne kötü bir dost ve ne kötü bir arkadaştır.
Ayet: 73Sayfa: 340
Ey insanlar! Bir örnek verildi, (dikkatle) dinleyin. Şüphesiz ki Allah’ı bırakıp da dua ettikleriniz, bir araya toplansalar bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey çekip alacak olsa onu (sineğin elinden) kurtaramazlar. İsteyen de zayıf kaldı, istenen de…
Ayet: 3Sayfa: 359
(Buna rağmen) O’nu bırakıp hiçbir şey yaratamayan, kendileri yaratılmış olan, kendilerine bile fayda ve zarar veremeyen; ölüm, yaşam ve yeniden diriltmeye malik olmayan ilahlar edindiler.
Ayet: 25Sayfa: 398
Dedi ki: “Siz, Allah’ı bırakıp, sizi birbirinize ısındırsın/aranızda sevgi bağı oluştursun diye dünya hayatında putları (ilah) edindiniz. Sonra Kıyamet Günü’nde (sevgi bir yana) kiminiz kiminizi inkâr edecek, kiminiz de kiminize lanet edecektir. Barınağınız ateştir. Hiçbir yardımcınız da yoktur.”
Ayet: 13Sayfa: 435
Geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Güneş’i ve Ay’ı emre amade kılmıştır. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. İşte bu, sizin Rabbiniz olan Allah’tır. Hâkimiyet/Egemenlik yalnızca O’na aittir. O’nun dışında dua ettikleriniz, kıl kadar dahi bir şeye sahip değildir.
Ayet: 14Sayfa: 435
Onlara dua etseniz, duanızı işitmezler. İşitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet Günü şirkinizi reddederler. (Her şeyden haberdar olan) Habîr gibi kimse sana haber veremez.
Ayet: 40Sayfa: 438
De ki: “Allah’ın dışında dua ettiğiniz ortaklarınız hakkında görüşünüz nedir? Gösterin bana yeryüzünde ne yaratmışlar?” Yoksa onların, göklerde ortaklığı mı vardır? Ya da onlara bir kitap vermişiz de onlar apaçık bir belge üzere midirler? (Hayır, öyle değil!) Bilakis zalimler, birbirlerine aldatmadan başka bir şey vadetmiyorlar.
Ayet: 74Sayfa: 444
Kendilerine yardım olunur umuduyla, Allah’ın dışında ilahlar edindiler.
Ayet: 75Sayfa: 444
(İlah edindikleri) onlara yardıma güç yetiremez. Onlarsa (müşriklerin kendisi), ilah edindikleri için hazır edilmiş askerlerdir.
Ayet: 19Sayfa: 525
Lât ve Uzzâ’yı gördünüz mü? (Nerede kudreti sonsuz olan Allah, nerede kendisine dahi faydası olmayan bu putlar?)
Ayet: 23Sayfa: 570
“Ve dediler ki: ‘Sakın ha ilahlarınızı bırakmayın. Ved, Suva, Yeğus, Yauk ve Nesr’i de bırakmayın.’ ”