Mâide المائدة
11. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟
Ey iman edenler! Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani bir topluluk (savaşmak için) size el uzatmak istemişti de (Allah) onların ellerini çekmiş (ve girişimlerini akamete uğratmıştı). Allah’tan korkup sakının. Müminler yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
11- Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü.(30) Allah'tan korkup-sakının. Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler. AÇIKLAMA 28. Nimet, Allah'ın müslümanlara Doğru Yolu açıklaması ve onları doğru yolda götürsünler diye dünyanın liderliği mevkiine yükseltmesidir. 29. Bkz. Nisa an: 164, 165. 30. Burada Hz. Abdullah İbn Abbas'dan (r.a) rivayet edilen bir olaya işaret olunmaktadır. Bazı Yahudiler İslâm'a ezici bir darbe vurmak için Hz. Peygamber (s.a) ve bazı önde gelen sahabelerini öldürmek üzere tuzak kurmuşlardı. Tuzak gereğince Hz. Peygamber'i (s.a) yemeğe çağırdılar. Fakat, Allah'ın lutfuyla Hz. Peygamber'in (s.a) tuzaktan haberi oldu ve yemeğe gitmedi. Bu olay, bundan sonra hitabın İsrailoğulları'na yönelmesi üzerine bir giriş niteliği taşımaktadır. Burada İsrailoğulları'na yönelen hitabın iki amacı vardır: ehl-i kitabın Allah'la olan ahidleri karşısında takındıkları tavra karşı sakınmaları için müslümanları uyarmak -bilindiği gibi onlar ahdi yerine getirmeyip bâtıla ve kötü yollara sapmışlardı- ve yanlışlarıyla ilgili olarak ehl-i kitabı da uyarıp, onları Doğru Yol'a çağırmak.