Mâide المائدة
113. Ayet
قَالُوا نُر۪يدُ اَنْ نَأْكُلَ مِنْهَا وَتَطْمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعْلَمَ اَنْ قَدْ صَدَقْتَنَا وَنَكُونَ عَلَيْهَا مِنَ الشَّاهِد۪ينَ
Dediler ki: “Kalplerimizin mutmain olması (için) ve senin bize doğru söylediğini kesin bir şekilde bilelim de ona şahitlik edelim (diye) ondan yemeyi istiyoruz.”
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
113- (Bu sefer Havariler:) "Ondan yemek istiyoruz, kalplerimiz tatmin olsun, senin de gerçekten bize doğru söylediğini bilelim ve buna şahidler olalım" demişlerdi. AÇIKLAMA 128. Bu olayın burada bir ara cümle ile anılması öğretilerini doğrudan doğruya O'ndan alan havarilerinin bile Hz. İsa'yı (a.s) bir insan ve Allah'ın kulu olarak gördüklerini göstermek içindir. Onlar efendilerini hiç bir zaman bir ilâh veya Allah'ın ortağı ya da oğlu olarak düşünmüyorlardı. Bu yine göstermektedir ki, Hz. İsa da (a.s) kendisini, kendinden hiçbir otoritesi olmayan bir kul olarak sunuyordu. "Burada sözü edilen konuşma kesilip, bu ara cümle ne münasebetle konmuştur?" diye düşünebilir ve sorulabilir. Bu soruya cevap vermek için, Ahiret günü yapılacak olan konuşmaya burada ders alsınlar ve doğru yolu seçsinler diye Hıristiyanların yararına olarak yer verildiğini göz önünde tutmak gerekmektedir. Bu aynı dersi vurgulamak için olayın ara cümle halinde anılması oldukça yerindedir.