Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Mu'minûn 30
Mu'minûn 32
Mu'minûn Suresine Dön

Mu'minûn المؤمنون

31. Ayet
31Mu'minûn
ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَۚ
Sonra onların ardından yeni bir nesil inşa ettik.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

31- Sonra onların ardından bir başka insan-kuşağı yaratıp-inşa ettik.(34) AÇIKLAMA 29.Bazı yorumculara göre "tennur" yeryüzü demektir, bazılarına göre yeryüzünün en yüksek bölümüdür; daha başkaları Fâre't-Tennur'la, şafağın attığının kastedildiği görüşündedirler. Bu ifadenin aslında mecaz olarak, tufanın başlaması anlamında kullanıldığını söyleyenler de olmuştur. Fakat, metnin bütünlüğünü göz önüne aldığımızda, Kur'an'ın açık bir kelimesine, neden bu kadar ilgisiz mecazî anlamlar verildiğini anlamak güçtür. Öyle görünmektedir ki, tufanın başlangıç yeri olarak özel bir fırın (tennur) seçilmiş ve umulmadık bir biçimde sapık insanların felaketi başlamıştır. 30. Bu insanların yok edilmeleri nedeniyle Allah'a şükr edilmesi gerektiği gerçeği, bunların dünyanın en kötü ve en şerli insanları olduğunun açık bir kanıtıdır. 31. "Konma" burada, yalnızca karaya ayak basma anlamında değildir; sözcüğün içinde "konuklama" anlamı da gizlidir; şöyle denmektedir sanki: "Ey Rabbimiz, artık senin konuklarınız ve yalnızca sensin bizim ev sahibimiz." 32. Nuh Peygamber'in kıssasının sonunda, kendinden pek çok dersler çıkarılabilecek bu kıssadaki 'ayetler'e özel dikkat çekilmektedir. Sözgelimi, halkı tevhide çağıran peygamber doğrudayken, şirk ve küfr'de ısrar edenler yanlıştaydılar ve helâk edildiler. Hz. Nuh Peygamberle halkı arasında geçen çatışmanın aynısı Mekke'de cereyan ediyordu. Bu bakımdan düşmanları karşısında nihaî zafer Nuh Peygamber gibi Hz. Peygamber'e (s.a) ait olacaktır. 33. Bu cümle, "İnsanları imtihana çekmeniz gerekiyordu veya gerekmektedir" şeklinde de çevrilebilir. Her iki durumda da amaç, yeryüzünde yerleştirilip kendilerine hayatın nimetleri sunulduktan sonra insanların kendi hallerine bırakılmayacakları ve Allah'ın sahip oldukları güç, iktidar ve nimetleri nasıl kullanılacakları konusunda kendilerini imtihana çekeceği uyarısında bulunmaktır. Nuh kavminin başına gelen, bu kuralın dışında değildi ve aynı durum ilerde kendisine yeryüzünde güç ve iktidar verilen her toplumda kaçınılmaz olarak cerayan edecektir. 34. Bazı müfessirler, Nuh kavminden sonra yeryüzüne yerleştirilen ve kendilerine iktidar tanınan kavmin, Semud kavmi olduğunu söylemişlerdir. İddialarına delil olarak da, ileride gelen ayetlerde, bu kavmin, Semud kavmi gibi korkunç bir sesle (sayha) helak olduğunun zikredilmesini gösterirler. (Semud kavminin bir sayha ile helak oluşuyla ilgili bkz. Hud: 67, Hicr: 83; Kamer: 31) Bazı müfessirler de sözkonusu kavmin Ad kavmi olduğunu öne sürmüşlerdir. Çünkü Kur'an'da (A'raf: 69) Nuh kavminden sonra Ad kavminin geldiği zikredilmektedir. Bizce isabetli görüşün ikincisi olduğu anlaşılmaktadır. Zira, ilk görüş mensuplarınca Semud kavminin de "sayha" ile helak olması şeklindeki felaket esnasında korkunç bir sesin duyulması ihtimal dahilinde olacağından, Ad kavminin helak oluşu esnasında böyle bir "sayha"nın duyulmuş olması mümkündür.
Önceki AyetMu'minûn 30
Sonraki AyetMu'minûn 32
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Mu'minûn 30Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Mu'minûn 32