Mu'minûn المؤمنون
Huşu, sükûnet, hareketsizlik, kısılma ve dinme gibi anlamlara gelir. Namazda huşu, kalpte var olan mutmainlik, huzur, sükûnet ve Allah’ın (cc) huzurunda olma şuurunun, bedene saygı, hareketsizlik ve edep olarak yansımasıdır. Huşu, namazda kalbin ve bedenin Allah’a (cc) karşı edeple süslenmesidir. Namazın kişiyi kötülükten alıkoyması (29/Ankebût, 45), sabrını arttırması (2/Bakara, 45), bencillik ve cimrilikten alıkoyması (70/Meâric, 19-22) ve günahları gidermesi (11/Hûd, 114) huşuyla kılınan namaz için söz konusudur.
Temiz ve helal yiyeceğin önemi için bk. 2/Bakara, 172
Lugat âlimlerinden Zeccâc’ın belirttiği gibi ayette geçen “زُبُرًا ” kelimesi kitap ve sahife anlamına gelen “زَبُورٌ ” kelimesinin çoğuludur. (bk. Zâdu’l Mesîr, 4/333) Her bir grup daha iyi anlamak ve açıklamak için kitaplar yazmış, sonra da bu kitapları din edinmişlerdir. Vahyi açıklamak için yazılan kitaplar, zamanla asıl olan Kitab’ın yerini almıştır. Artık ihtilaf edildiğinde onlara başvurulmakta, Kitab’ın ayetleri onlara göre değerlendirilmekte(!) ve vahiymiş gibi sürekli tilavet edilip pasajları hıfzedilmekte, üzerinde tefekkür ve tedebbür edilmektedir. (bk. 2/Bakara, 79)
Müşriklerin kendilerine verilen nimetler karşısında düştükleri hatalı zanları için bk. 18/Kehf, 36
Allah’ın (cc) çoğunluk ve azınlık hakkında söyledikleri için bk. 11/Hûd, 40
Kur’ân’ın birçok yerinde müşriklere benzer sorular sorulmuş ve bu sorulara “Allah” diye cevap verecekleri belirtilmiştir. Ancak verdikleri bu cevaplar kabul edilmemiş, onların yalancı olduklarının altı çizilmiştir. Bu soruların cevabına “Allah” diyen ve bunu da inanarak söyleyen birinin Allah’ı (cc) bırakıp, kendi eliyle yaptığı putlara tapması, Allah’a (cc) rağmen kanunlar koyması Allah’ın (cc) koyduğu nizamı bırakıp beşerî yasaların ve ideolojilerin peşinden gitmesi hangi gerekçeyle izah edilebilir? Göklerin ve yerin yaratıcısının Allah (cc) olduğunu defalarca ikrar etmelerine rağmen Allah (cc) bir ayette şöyle buyurur: “De ki: ‘Yoksa sizler, yeryüzünü iki günde yaratan (Allah’a) kâfirlik ediyor ve ona denkler/ortaklar mı kılıyorsunuz? Bu, âlemlerin Rabbidir.’ ” (41/Fussilet, 9)
Allah’a (cc) ortak koşmak demek, Allah’ı (cc) inkâr etmek demektir. Velev ki müşrik, diliyle, “Rabbim, Allah’tır.” diyor olsun. Allah’ın varlık ve birliğine dair ikrarı ise ağızla söylenen, organlar ve amellerle yalanlanan bir yalandan ibarettir.
Yaratılış gayesi için bk. 38/Sâd, 27