Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Mu'minûn 40
Mu'minûn 42
Mu'minûn Suresine Dön

Mu'minûn المؤمنون

41. Ayet
41Mu'minûn
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَٓاءًۚ فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ
Onları (kulakları sağır edip beyinleri parçalayan) çığlık hak ile yakaladı ve onları çer çöp hâline getirdik. (Dedik ki:) “Zulmeden kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.”

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

41- Derken, hak (ettikleri cezaya karşılık) olmak üzere, o korkunç çığlık onları yakalayıverdi. Böylece onları bir süprüntü kılıverdik.(37) Zulmeden kavim için yıkım olsun: AÇIKLAMA 35. Rasullere karşı çıkan tüm insanların şu üç ortak özelliğe sahip olduklarını belirtmeliyiz: 1) Hepsi de kavimlerinin şefleri, reisleri idiler: 2) 'Ahiret' hayatına inanmıyorlardı 3) Zengin ve dünya hayatında başarılı olanlardı. Açıkça dünya hayatını seviyorlar ve kendilerine önderlik ve zenginlik kazandıran yaşantılarının yanlış olabileceğini düşünemiyorlardı. Bu yüzden de ölümden sonra bir başka hayattan ve dünyada yapılanların hesabının Allah'a verileceğinden söz etmekle kafa konforlarını bozan rasûllere karşı çıkıyorlardı. Mekke'de olup biten de aynıyla buydu. 36. Bazı yorumcular, yanlışlıkla bu konuşmaların Rasûl'e karşı çıkan şefler arasında geçtiğini belirtmişlerdir. Oysa bu sözler 'avam'a söyleniyordu. Şefler mesajın avam arasında yayıldığını görüp de, onların Rasûlün pak karakterinden etkilenmeleri sonucu kendi üstünlük ve egemenliklerinin sona ereceği tehlikesini sezince, bu tür itiraz ve sözde delillerle insanları kandırma çabası içine girmişlerdi. Bu arada belirtmeliyiz ki, hem Nuh kavminin, hem de Âd kavminin şefleri kendilerine gelen Rasûlleri 'iktidar hırslısı' olmakla suçlamışlar ve iktidar ve zenginliğin kendilerine 'miras kalmış' bir hak olduğu düşüncesiyle, her bakımdan kavimlerinin şefleri olma hakkını kendilerinde görmüşlerdir. 36/a. Bu sözler, Âd kavminin de Allah'ın varlığını inkâr etmediklerini göstermektedir. Onlar da şirke dalmışlardı. Bkz. A'raf: 70, Hud: 53-54, Fussilet: 14 ve Ahkaf: 21-22. 37. "" sözlük anlamıyla, sel sularının getirdiği ve ırmak kenarlarında kalıp çürüyen süprüntü ve çer-çöp demektir.
Önceki AyetMu'minûn 40
Sonraki AyetMu'minûn 42
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Mu'minûn 40Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Mu'minûn 42