Murselât المرسلات
50. Ayet
فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ
(Bu Kur’ân’a da inanmıyorlarsa) bundan sonra hangi söze inanacaklar?
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
50- Artık onlar, bundan sonra hangi söze inanacaklar?(27) AÇIKLAMA 21. Yani dünyada siz çok hile yapardınız. Şimdi burada hiçbir hile ile benden kurtulamayacaksınız. 22. Bu kelime burada, "Mükezzibin" (yalanlayanlar) karşılığında kullanılmıştır. Onun için "muttakiler"den murad, ahireti yalanlamaktan kaçınan, onu kabul edip dünyadaki hayatını ve söz ve fiillerinin hesabını vereceğinin idrakinde olarak sürdürenlerdir. 23. Bu cümle şu manadadır: Onların başına yukarıda sözü edilen âfet gelecektir. Haşr meydanında suçlu olarak bulunacaklar ve suçlarını inkar etmelerine fırsat tanınmadan suçlulukları ispatlanacaktır. Sonunda cehenneme yakıt olacaklardır. Onlara âfet üzerine âfet verilecektir. Ahmak, dar kafalı ve gerici olarak niteledikleri, alay edip hakir ve zelil gördükleri iman edenler ise cennette lütuf içinde olacaklardır. 24. Hulasa olarak, burada sadece Mekke'deki kafirler değil bütün dünyadaki kafirler muhatap kabul edilmiştir. 25. Yani dünya geçici hayattır. 26. İbadet sadece Allah huzurunda eğilmeye değil, aynı zamanda O'nun gönderdiği peygamberlere, indirdiği kitaplara inanmaya ve itaat etmeye de şamildir. 27. Yani en büyük olay, insana hak ve batıl arasındaki farkı anlatan Kur'an'ın nazil olmasıdır. Kur'an'ı okuyarak ve dinleyerek iman etmeyen bir kişiye başka hangi şey doğru yolu gösterebilir? MÜRSELÂT SURESİNİN SONU