Murselât المرسلات
Gönderilenler • 50 Ayet • Mekke
1/50
﷽
Er-Rahmân ve Er-Rahîm olan Allah’ın adıyla (okumaya başlıyorum).
وَاِذَا الرُّسُلُ اُقِّتَتْۜ
Resûller, belirlenmiş vakit (olan kıyamet) için toplandığı zaman.
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِۜ
Sen ayırt etme gününün ne olduğunu nereden bileceksin?
فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ
(Sonra) sizi o sağlam yerleşim yerine (rahme) yerleştirdik.
فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ
(Bunları yapmaya) güç yetirdik. Biz ne güzel güç yetirenleriz.
وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتًاۜ
Ve onda (dağlardan) yüksek kazıklar kıldık. Size tatlı sular içirdik.
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ
Yalanladığınız (cehenneme) doğru gidin.
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ
Üç kola ayrılmış (ateş dumanının) gölgelerine.
اِنَّهَا تَرْم۪ي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ
Şüphesiz ki o, her biri saray kadar (büyük) kıvılcımlar atar.
هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّل۪ينَ
Bu (insanlar arasında hükmedilip araların ayrılacağı) Yevmu’l Fasl’dır. Sizi ve öncekileri topladık.
فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ
Şayet kurabileceğiniz bir tuzağınız varsa (buyurun) bana karşı tuzağınızı kurun.
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ
Şüphesiz ki muttakiler, gölgeliklerde ve pınarlardadır.
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
İşlediğiniz (salih) amellere karşılık afiyetle yiyip için.
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
Hiç şüphesiz biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.
كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَل۪يلًا اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ
Yiyin ve biraz daha keyif sürün. Çünkü sizler mücrimlersiniz.
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ
Onlara, “Rükû edin.” denildiğinde rükû etmezler.
فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ
(Bu Kur’ân’a da inanmıyorlarsa) bundan sonra hangi söze inanacaklar?