Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Nahl 84
Nahl 86
Nahl Suresine Dön

Nahl النحل

85. Ayet
85Nahl
وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ
Zalimler azabı gördükleri zaman, onların azabı hafifletilmeyecek ve onlara değer verilmeyecektir/onların azabı ertelenmeyecektir.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

85- O zulmedenler, azabı gördüklerinde, ne (azab) onlara hafifletilecek, ne de onlara süre tanınacak. AÇIKLAMA 74. Evler: Arabistan'da çok kullanılan deriden çadırlar. 75. Yani, "Yolculuğa çıkmak istediğinizde kolayca çadır bozup onları taşıyabilirsiniz. Kısa bir mola vermek istediğinizde hemen çadırlarınızı kurup onları dinlenme ve gölgelenme yeri olarak kullanabilirsiniz." 76. Kur'an şu iki sebep yüzünden soğuktan korunmaya değinmemiştir: (1) Yaz mevsiminde giyeceklerin kullanılması, yüksek bir kültür seviyesine işaret eder ve daha aşağı kültür seviyelerinin burada anılmasına gerek yoktur. (2) Sıcak ülkelerde elbisenin kullanılması özellikle anılmıştır. Çünkü bu tür ülkelerde giyecekler, sıcak ve şiddetli rüzgardan korunmak için giyilir. Bu nedenle kişi sıcak rüzgardan korunmak için başını, boynunu, kulaklarını ve tüm vücudunu örtmek zorundadır; aksi takdirde bu sıcak rüzgar insanı öldürebilir. 77. Yani, "Zırh", 78. "Allah üzerinizdeki nimetini böylece tamamlıyor.": Allah insanın hayatının her yönüyle ilgili en ufak ihtiyaçlarını ve gerekli olan şeylerini karşılar. Sözgelimi insan vücudunun dış etkilerden korunmasını ele alalım. Allah'ın bu konuda, geniş bir kitap yazılacak kadar çok düzenlemeler yaptığını görüyoruz. Bu düzenlemeler giyinme ve barınma gibi nimetlerde mükemmele ulaşır. Yiyecekleri ele alırsak, bunların da her ihtiyacı karşılayacak kadar çok çeşitli olduğunu görürüz. Bunun da ötesinde Allah'ın insanların yiyecek ihtiyacını karşılamak için ihsan ettiği araçlar o denli çoktur ki bu çeşitlerin listesi ve değişik yiyecek türlerinin isimlerini yazabilmek için ciltler dolusu kitaba ihtiyaç vardır. Bu yiyecek nimetinin tamamlanmasıdır. Aynı şekilde insan, Allah'ın, insan hayatının her yönü ve her ihtiyacı için verdiği tüm nimetlerin mükemmele eriştiğini ve tamamlandığını görebilir. 79. Burada Allah'ın nimetlerinin inkâr edilmesi ile Mekkeli kâfirlerin pratik hayatlarındaki nimetleri inkâr etmeleri kastedilmektedir. Çünkü onlar tüm bu nimetlerin Allah katından olduğunu inkâr etmiyorlar, fakat bunun yanısıra meleklerin, azizlerin ve ilâhların bunda katkısı olduğuna inanıyorlardı. Bu nedenle de Allah'ın nimetlerine karşı şükürde bu aracıları da ortak yapıyorlardı. Bilakis onlara, Allah'tan daha çok şükran gösteriyorlardı. Allah, onların bu ortak koşmasını, Allah'ın nimetlerini inkâr etme, nankörlük ve O'nun nimetlerini unutma diye nitelemektedir. 80. "Şahit", o ümmetin peygamberi veya o topluluğu tevhide ve Allah'a ibadete çağıran ve onları şirk, bâtıl inanç ve geleneklerin sonuçlarına karşı ikaz eden ve kıyamet günündeki hesap ile uyaran, Peygamber'in takipçilerinden biri olacaktır. O, topluluğa doğru mesajı verdiği, fakat onların bilerek ve isteyerek o günahları işlediği konusunda şahitlik edecektir. 81. Bu, suçluların kendilerini temize çıkarmaya hiç bir fırsatları kalmayacağı anlamına gelmez, fakat onların suçlarının güçlü belgelerle ıspatlanacağı ve onların mazeret öne sürmeye fırsatları kalmayacağı anlamına gelir. 82. Yani, "Onlara, işledikleri günahlar nedeniyle Rablerinden özür dileme fırsatı verilmeyecektir. Çünkü o gün hüküm günü olacak ve özür dileme ve tevbe etme zamanı çoktan sona ermiş olacaktır." Kur'an ve hadisler, tevbe etme ve özür dileme yerinin ahiret değil, bu dünya olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu dünyada bile, ölüm alametleri görülür görülmez bu fırsat sona ermektedir. Çünkü kişi ölümün yaklaştığını anladığında, tevbe etmenin ve özür dilemenin bir anlamı olmaz. Günahlarına tevbe zamanı, kişi ölüm sınırına girer girmez sona erer, ondan sonra artık sadece ceza veya mükafat hükmü kalır.
Önceki AyetNahl 84
Sonraki AyetNahl 86
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Nahl 84Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Nahl 86