Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Saffât 100
Saffât 102
Saffât Suresine Dön

Saffât الصافات

101. Ayet
101Saffât
فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَل۪يمٍ
Biz onu, halim (yumuşak huylu) bir çocukla müjdeledik.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

101- Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik.(57) AÇIKLAMA 52. Burada kısaca zikredilen bu hadise, Enbiya Suresi'nde daha ayrıntılı bir şekilde aktarılmıştır. Hz. İbrahim'in (a.s) kavmi, mabedlerinin içindeki putları paramparça bir halde görünce, hemen bu işi kimin yaptığını araştırmaya başlamıştır. Bazılarının "İbrahim adlı bir genç putlarımıza karşıydı" demeleri üzerine halk, "onu yakalayıp, getirin" diye bağrıştı ve bir grup gidip Hz. İbrahim'i yakalamış ve halkın önüne getirmiştir. 53. Enbiya 69'da: "Biz de, ey ateş İbrahim'e serin ve esenlik ol dedik." Ankebut, 24'de ise: "Allah onu ateşten kurtardı" şeklinde buyurulmuştur. Bu ayetlerden açıkça anlaşıldığına göre, Hz. İbrahim (a.s) ateşe atılmış, Allah da onu ateşten kurtarmıştır. "Ona bir tuzak kurmak istediklerinde biz de onların tuzaklarını boşa çıkardık" ayetinin anlamı, "Onlar İbrahim'i ateşe attılar ve Allah onu mucizeyle ateşten kurtararak, kafirleri yenilgiye uğrattı" şeklinde anlaşılır. Bu hadisenin aktarılmasıyla gözetilen amaç, Mekkeli müşriklere şu hususun anlatılmasıdır: "Sizler Hz. İbrahim'in (a.s) soyuna mensup olmakla övünüyorsunuz. Ancak Hz. İbrahim'in (a.s) yolu, Hz. Muhammed'in (s.a) sizleri çağırmakta oluduğu yolun aynısıdır. Şayet sizler onu yenilgiye uğratmak için başvurduğunuz çeşitli hilelere devam ederseniz, Hz. İbrahim'in (a.s) kavmi gibi sizlerde en sonunda yenilgiye uğrarsınız." 54. Yani, Hz. İbrahim (a.s) bu sözü, ateşten mucize kabilinden kurtulduktan sonra ülkesini terkettiği sırada söylemiştir. 55. Bu ifade şu anlama gelir: "Ben Allah yolunda hizmet ediyorum. Ve benim kavmim, sırf Allah yolunda yürümek istediğimden dolayı bana düşman oldu. Ben de şimdi Allah'a teslim oldum ve O'na hicret ediyorum. Benim hedefimi belirleyen ve bana yol gösteren O'dur. O beni nereye götürürse, ben oraya gideceğim." 56. Bu duadan, Hz. İbrahim'in (a.s) o dönemde daha çocuğu olmadığı anlaşılıyor. Yanında sadece hanımı ve yeğeni Hz. Lût (a.s) vardı. O da doğal olarak "bana hicret esnasında teselli olması için bir çocuk ihsan et" diye Allah'a dua etmiştir. 57. Bu ifadeden Allah Teâlâ'nın, Hz. İbrahim'e (a.s) hemen müjde verdiği şeklinde bir anlam çıkartmak doğru olmaz. Nitekim, "İhtiyarlık çağımda bana İsmail ve İshak'ı lûtfeden Allah'a hamdolsun. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir." (İbrahim. 39) ayetinden de anlaşılacağı üzere, Hz. İbrahim'in dua ettiği zaman ile kendisine müjde verildiği zaman arasında yıllarca mesafe vardır. Kitab-ı Mukaddes'te, Hz. İsmail doğduğunda Hz. İbrahim (a.s) 86, (Tekvin: 16:16) , Hz. İshak doğduğunda ise 100 yaşında olduğu yazılıdır. (Tekvin 21:5)
Önceki AyetSaffât 100
Sonraki AyetSaffât 102
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Saffât 100Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Saffât 102