Kehf Suresine Dön

Kehfالكهف

59. Ayet

59Kehf Suresi
Mushafta Aç

وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِدًا۟

Bu, zulmettikleri zaman helak ettiğimiz (Nûh, Âd, Semûd, Medyen gibi) beldeler (ve ahalileridir). Onların helakı için belli bir zaman tayin etmişizdir.

Tefsir

Fî Zılâli'l-Kur'ân

59- İşte şu kentler, haklarının zalimlikleri yüzünden onları yok ettik ve yok oluşları için belirli bir vakit kararlaştırdık. Şu halde kendilerine süre tanınmış olmasına aldanmamalıdırlar. Çünkü bu surenin sonunda belirlenen vade mutlaka gelecektir. Allah'ın bu konuda koyduğu yasa kesinlikle şaşmaz ve yüce Allah sözünden dönmez. Hz. Musa'nın -selâm üzerine olsun- hayatı ile ilgili bu bölüm bütün Kur'an'da sadece bu surenin bu bölümünde anlatılır. Kur'an-ı Kerim "iki denizin birleştiği yer" ifadesinden başka, olayın geçtiği yeri belirtmiyor. Yine bu olayın Hz. Musa'nın -selâm üzerine olsun- hayatı içinde geçtiği tarihe de değinmiyor. Acaba bu olay daha Hz. Musa Mısır'dayken ve henüz İsrailoğulları ile birlikte burayı terk etmemişken mi gerçekleşmiştir? Şayet Mısır'ı terk ettikten sonra gerçekleşmemişse ne zaman gerçekleşti? Kutsal topraklara (Filistin) gitmeden önce mi? Yoksa orada zorba bir toplum yaşadığı için bölgeye giremeyip civar bölgelerde bekledikleri sırada mı? Yoksa çölde kaybolup şuraya buraya dağıldıkları sırada mı? Aynı şekilde Kur'an-ı Kerim Hz. Musa'nın karşılaştığı bilge ve saygın kul hakkında da herhangi bir açıklamada bulunmuyor. Kimdir bu adam? Adı nedir? Bir peygamber mi? Resul mu? Yoksa bir alim yahut bir veli mi? Bu hikâyeye ilişkin gerek İbn-i Abbas'tan, gerek başkalarından aktarılan birçok rivayet vardır. Ama biz "Kur'an-ın Gölgesinde" yaşamak için, ayrıca Kur'an-ı Kerim'de bu şekilde detaya girmeden yer, zaman ve isim belirtmeden sunulmasının özel bir hikmeti olduğuna inandığımız için hikâyenin Kur'an'da geçen şekliyle yetiniyoruz. Kur'an'da, yeralan bu açıklamalarla yetinip ötesine geçme gereğini duymuyoruz. ( Buhari Kur'an-ı Kerim'de yeralan bu hikâyeden söz ederken şu rivayetleri aktarır: "Bize Hümeydi, Süfyan'dan o da Amr b. Dinar'dan o da Said b. Cübeyr'den şöyle nakletti: "Ïbn-i Abbas'a dedim ki "Nevf el-Bekkali Hızır'a- arkadaşlık eden Musa'nın israiloğullarının peygamberi Hz. Musa olmadığını iddia ediyor" İbn-i Abbas dedi ki "Allah'ın düşmanı yalan söylüyor" Übey b. Ka'b Hz. Peygamberin -salât ve selâm üzerine olsun- şöyle dediğini anlattı: Hz. Musa İsrailoğullarına hitap etmek üzere ayağa kalktı, o sırada kendisine insanların en bilgininin kim olduğu soruldu, o da "Benim" dedi. Bunun üzerine yüce Allah kendisini azarladı, çünkü her şeyi bilmiyordu. Daha sonra yüce Allah, iki denizin birleştiği yerde bir kulum var, o senden daha bilgilidir diye vahyetti. Musa "Ya rabbi onu nasıl bulurum? dedi. Yüce Allah yanma bir balık al ve onu bir bohçaya koy. Bu balığı nerede kaybettiysen o kulum oradadır" dedi.)