Tâhâ طه
102. Ayet
يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًاۚ
Sûr’a üfürüleceği günde biz, suçlu günahkârları (yaşadıkları korku ve susuzluk nedeniyle) morarmış olarak (diriltip) huzura toplarız.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
102- Sur'a üfürüleceği gün,(78) biz suçlu-günahkârları o gün, (yüzleri kara, gözleri) gömgök (kaskatı ve kör) olarak toplayacağız.(79) AÇIKLAMA 74. Buradaki sözler, onun sadece hayattan sürgün edildiğini değil, aynı zamanda bir sürgün olduğunu, herkese bildirmek zorunda bırakıldığını da göstermektedir. Levililer de şu sözler yer alır: "Ve kendisinde cüzzam hastalığı olan adamın esvabı yırtılacak, saçları çözülecek ve üst dudağını kapayıp "murdar, murdar" diye bağıracak. Hastalık kendisinde devam etitği bütün günlerde murdar olacaktır, pistir; yalnız başına oturacaktır. Meskeni ordugahın dışında olacaktır." (13: 45-46) Buradan, onun gerek Allah'tan bir azab olarak cüzzam hastalığına uğratılmış olsun, gerekse ona verilen ceza ahlâkî bakımdan onun bir "yara" bir "miskin" olarak görülmesi olsun, her iki durumda da kendisinin pis ve murdar olduğunu "Bana dokunmayın" diye insanlara bildireceği anlaşılmaktadır. 75. Burada Musa (a.s) kıssası sona ermekte ve kıssanın araya girerek böldüğü konu yine devam etmektedir. 76. Yani, bu surenin başlangıcında, Hz. Muhammed'i (s.a) güç durumda bırakmak için indirilmediği ve Allah'dan korkanlar için bir öğüt olduğu belirtilen Kur'an. 77. Burada insanlara, Kur'an'dan yüz çeviren ve onun hidayetini reddeden kimsenin Allah'a ve Rasûlune değil sadece kendisine zarar verdiği ve Kur'an'ın mesajını reddeden herkesin kaçınılmaz olarak ahirette cezalandırılacağı bildirilmektedir. Bu uyarı her toplum, her ülke ve her çağ için geçerlidir. Çünkü Kur'an mesajının ulaştığı birey veya toplum için iki seçenek söz konusudur. Onu ya kabul ederler, ya da reddederler; üçüncü bir yol yoktur. 78. Kıyamet gününde üflenecek olan "sûr", orduda askerleri toplamak veya dağıtmak için çalınan boruya benzetilebilir. Bu kelimeler ve kavramlar, insanlar bu tür kavramlara yakın oldukları için kullanılmışlardır. Bu nedenle "sûr"un bugünkü boru ve çanlarla aynı olduğunu düşünmek yanlıştır. 79. Bazı müfessirlere göre bu ifade, şu anlama gelir: "Günahkarların vücutları, sanki içlerinde bir damla kan kalmamış gibi bembeyaz olacaktır."