Tâhâ طه
135. Ayet
قُلْ كُلٌّ مُتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُواۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ اَصْحَابُ الصِّرَاطِ السَّوِيِّ وَمَنِ اهْتَدٰى
De ki: “Herkes gözetlemektedir! Siz de gözetleyin (bakalım). Kimin doğru yolun ehli olduğunu ve hidayete erdiğini ileride bileceksiniz.”
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
135- De ki: "Herkes gözetlemektedir;(117) siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş, ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz." AÇIKLAMA 114. Yani, "Çocuklarınıza da helâl nimetlerin, günahkarların haram servetlerinden daha hayırlı olduğunu öğretin. Bu amaçla onlara namaz kılmayı emredin, çünkü bu onların tutumlarını ve değerler sistemini değiştirecek ve onların günah ve lüks yerine temiz bir hayat ve helâl kazancı seçmelerine neden olacaktır." 115. Bu şu anlama gelir: "Biz namazları bize bir faydası dokunsun diye kılmanızı emretmiyoruz. Biz bunu sizin iyiliğiniz için istiyoruz. Çünkü namaz kılmak sizde dünya ve ahiret saadetinizi sağlayacak bir takva doğurur." 116. Bu, Kur'an'ın kendisinin büyük bir mucize olduğu anlamına gelir. Çünkü Kur'an, aralarından okuma-yazma bilmeyen bir kimse tarafından sunulmasına rağmen, evvelki ilâhî kitaplarda bulunan tüm öğretileri ve ilkeleri içeriyordu. Sadece bu da değil, Kur'an bu öğreti ve ilkeleri o denli basit ve açık bir şekilde ortaya koyuyordu ki, sıradan bir çöl adamı (bedevi) bile onları rahatça anlayabiliyordu. 117. Yani, "Şehrinizde (Mekke) İslâm tebliğ edildiğinden beri, onun vaad ettiği akibet sadece şehirdeki herkesi değil, aynı zamanda Mekke dışında da onun mesajını duyan herkesi beklemektedir." TÂ-HÂ SURESİNİN SONU