Tâhâ طه
66. Ayet
قَالَ بَلْ اَلْقُواۚ فَاِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ اِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ اَنَّهَا تَسْعٰى
Demişti ki: “(Hayır!) Bilakis, önce siz atın!” (Birde ne görsün) ipleri ve asaları, yaptıkları büyü nedeniyle, gerçekten hareket ediyor gibi geldi ona.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
66- Dedi ki: "Hayır, sizler atın." Sonra hemen (ne görsün) , sihirlerinden dolayı, onların ipleri ve asaları kendisine gerçekten koşuyormuş gibi göründü.(40) AÇIKLAMA 38. Onlar aynı zamanda sihirbazlara bir birlik oluşturmalarını ve bu karşılaşma anında, tefrika içinde olduklarını belli etmemelerini tavsiye ettiler. Çünkü diyorlardı, halkın gözü önünde gösterilerin herhangi bir tereddüt veya yapılan gizli bir konuşma, onların kendilerini haklı ve doğru kabul etmediklerinin göstergesi olurdu. 39. Bu dik başlı insanların sözleri sonucunda Firavun'un grubu arasında birlik ve güven tekrar sağlanmıştı. Ve sihirbazlar karşılaşma için alana çağrılmışlardı. 40. A'raf: 116'da şöyle denmektedir: "Asalarını atıverince insanların gözlerini büyüleyiverdiler ve onları dehşete düşürdüler." Burada sihirden dehşete düşenin sadece halk olmadığı, Musa'nın da (a.s) ondan etkilendiği ifade edilmektedir. O sadece sopaları ve ipleri yılan şeklinde kıvranırken görmekle kalmamış, ayrıca onlardan korkup, dehşete düşmüştür.