199:"Sonra insanların toplu olarak akıp boşandığı yerlerden (Arafat’tan) siz de akınız ve Allah’a istiğfar ediniz. Şüphesiz ki Allah Ğafur ve Rahim’dir." Artık Müzdelife’den sabah vakti Mina’ya doğru, şeytanlara doğru, Allah yoluna, kulluk yoluna dikilmiş ve kurban edilmesi gereken engellere doğru, savaşa doğru, Allah’ın rızasını kazanmaya doğru hareket ediyorsunuz. Allah diyor ki; insanların boşandığı yerlerden siz de boşanın. Herkesin gittiği ve boşandığı yerden siz de gidin ve boşanın. Öyle bir dönem Mekke müşriklerinin yaptıkları gibi özel yollar caiz değildir. Mekke’li müşrikler kendilerini diğer insanlardan farklı bir konumda görerek biz Allah’ın beytinin sahipleriyiz, bizler Allah katında üstün kimseleriz, bizim başkalarına karşı ayrıcalıklarımız vardır diyerek kendileri için özel kurallar koydular. Kendileri diğer insanlardan ayrı bir yerden gitmeye başladılar. Hattâ insanlar dağılırlarken kendileri insanlardan farklı olarak Mina’da diğer insanlarla birlikte Arafat’a gitmemeye başladılar da bunun üzerine Allah da buyurdu ki böyle yapmayın, insanların boşandıkları yerlerden siz de boşanın. Böyle ayrıcalıklar yapmayın. Türkler, siz şuradan! Araplar, siz buradan! Hintliler, siz buradan! gibi ırki ayırımlar yaparak ümmeti böl-meyin diyor Rabbimiz. Zaten biz hacca ümmet olmaya gittik. Tüm farklılıklarımızı atıp, tüm kimliklerimizden sıyrılıp yepyeni bir ümmet kimliği bulmaya gittiğimiz bu bölgede, böyle ırkçılıkların yeri asla yoktur. Ancak biraz önceki Mina’da savaş verilen şeytanlar iki ayaklı şeytanlardı. Yâni insan şeytanlarıyla şeytan fonksiyonu icra eden insanlarla bir savaştı. Buradaki savaş ise bizzat şeytanlarla savaştır. Şurasını hiçbir zaman unutmayalım ki, şeytanlarla savaşan kişiler, ancak insanlarla savaşabilirler. Şeytanlarla savaşmayan insanlar kesinlikle insanlarla da savaşamayacaklardır. İnsanlarla savaşın yolu bu şeytanlarla savaştan geçer. Hocalarıyla savaşıp onları yenmenin bilincine eren kişi talebeleriyle savaşmaktan hiçbir zaman çekinmeyecektir. Hocalarına karşı galip geldiklerini anlayan insanlar, talebelerini basit görmeyi becerebileceklerdir. İşte müslümanlar burada tüm yeryüzündeki iki ayaklı şeytanların komuta merkeziyle, yâni akıl hocalarıyla savaşarak deneyim kazanmakta ve daha sonra da onların talebelerinin işini bitirmenin kolaylığını öğrenmektedirler. En büyük şeytanı, şeytanların en büyüğü-nü yenen kişi, elbette onunun çömezleri olan kâfirleri çok daha kolay yenebilecektir. İşte hacda şeytan taşlama eylemiyle müslümanlara bu deneyim kazandırılıyor. "Ve Allah’a istiğfar edin ,şüphesiz ki Allah Ğafur ve Rahim’dir." Yâni savaşı kazanınca da estağfirullah deyin. Bunu bize Allah nasip etti, Allah’ın yardımı olmasaydı biz bunu beceremezdik deme adına Allah’a istiğfarda bulunun. Dikkat ediyorsanız ibâdetten sonra istiğfar isteniyor. Yâni ya Rabbi şu yaptığım sana lâyık olmadı, İbrahi-m’in haccına benzemedi, kusurumu görme ya Rabbi, eksiğimi tam kabul buyur ya Rabbi deme adına Rabbimiz bizden istiğfar istiyor.