وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ
“Wek qethî me fêm kir ku; em nikarin li ser rûyê erdê Allah aciz bihêlin. Û em jê birevin jî dîsa em nikarin wî aciz bihêlin.”
12. Ayet
وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ
“Wek qethî me fêm kir ku; em nikarin li ser rûyê erdê Allah aciz bihêlin. Û em jê birevin jî dîsa em nikarin wî aciz bihêlin.”
Tefsîr-i Sa'dî
12- “Şunu kesinlikle anladık ki biz, yeryüzünde Allah’ı asla âciz bırakamayız. Kaçmakla da O’ndan kurtulamayız.”
12. Biz, şu anda Yüce Allah’ın kudretinin kemâlini, buna karşılık bizim de aczimizin en ileri derecede olduğunu açıkça anladık. Bizim idaremiz, tamamı ile Allah’ın elindedir. Yeryüzünde onu asla âciz bırakamayız. Kaçacak olsak da yine O’ndan asla kurtulamayız. Bizim O’nun kudretinden kaçmak, kudretinin dışına çıkmak için birtakım yollara ve sebeplere başvurmamızın da bir faydası yoktur. O’ndan kurtulmak için yine O’na sığınmaktan başka çaremiz yok.