Vegere Sûreya Cûmûa

Cûmûaالجمعة

11. Ayet

11Sûreya Cûmûa
Di Mushefê de Veke

وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاۨ انْفَضُّٓوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاۜ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ

Dema ku ew şahîyekê an jî tîcaretekî dibînin, te (a wisa) li pîya terk kirin û berê xwe dan wê derê. Bibêje: “(Nîmetên) li cem Allah in ji tîcaretê û ji şahîyê herî bixêrtir e. Allah, bixêrtirê raziqan e.”

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

11. “Ey Muhammed! Onlar bir kazanç veya bir eğlence gördüklerinde, seni ayakta bırakarak oraya yöneldiler. De ki: “Allah katında olan, eğlenceden de kazançtan da hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en iyisidir.” İşte bu husus Cuma namazının hükümlerinin beyan edildiği yukarıdaki âyetlerin inmesine sebep olan hadisedir. Onlar bir kazanç, bir ticaret, bir menfaat, bir eğlence gördüklerinde ona yönelerek seni ayakta kendi halinde bıraktılar. Halbuki Allah katında olanlar, Allah’ın dünya ve ukbâ mükafatları o yöneldikleri kazançtan da, eğlenceden de çok daha hayırlıdır. Bu hadise İbni Abbas, Ebu Hureyre, Hasan Basri ve daha pek çok sahâbe tarafından şu şekilde anlatılır: “Bir Cuma vakti Şam’dan Medine’ye bir ticaret kervanı gelir. Allah’ın Resûlü hutbede sahâbeye hitap etmektedir. Kervanın sesini duyan sahâbe, Allah’ın Resûlü’nü hutbede terk ederek kervana koşar. Buhârî, Müslim ve Tirmîzi’nin Cabir bin Abdillah’dan rivâyetine göre, Rasulullah’ı dinleyen mescitte sadece