Vegere Sûreya Ehzâb

Ehzâbالأحزاب

10. Ayet

10Sûreya Ehzâb
Di Mushefê de Veke

اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا

Wê dema ku ew ji jor û ji jêr ve bi ser we de hatibûn. Ew çax, çav ji tirsa berevajî bibûn û dil hatibûn dev de. We, der heqê Allah de zen ên cuda/nelîrê dikir.

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

10. “Onlar size yukarınızdan ve aşağınızdan gelmişlerdi; gözler de dönmüştü; yürekler ağızlara gelmişti; Allah için çeşitli tahminlerde bulunuyordunuz.” Hani hatırlasanıza, üzerinizden, yukarınızdan ve aşağınızdan, alt tarafınızdan gelip hücum etmişlerdi. Her tarafınızdan kuşatılmıştınız. Necid ve Hayber tarafından gelenler yukarınızdan, Mekke’den gelenler de aşağınızdan saldırmışlardı. Bir grup doğu tarafından bir başka grup ta batıdan, yâni vadinin alt tarafından gelmişti. Ve o zaman üzerinize çullanan orduların büyüklüğünden, güçlülüğünden dolayı gözler kaymış, bayağı bayağı korku ve sıkıntı içine düşmüştünüz. Korkunuzdan dolayı gelen orduya bakamıyordunuz. Korkunuzdan normal bakma yeteneğinizi kaybetmiştiniz. Ve yürekleriniz ağzınıza gelmiş dayanmıştı. Tedirginliği, dehşeti zirve noktasında yaşıyordunuz. Kalpleriniz heyecanla çarpıyordu. Ve siz Allah hakkında bir takım zanlarda bulunuyordunuz. Allah hakkında bir takım değerlendirmelerde bulunuyordunuz. Sağlam mü’minler Allah’ın kendilerini çetin bir imtihana sürdüğünü düşünerek ayaklarının kayabileceğinden, bu denemede Allah’ın ve Resûlünün istediği tahammülü gösterememekten korkmuşlar, münâfıklar da temelden sarsılıp artık mü’minlerin sonlarının geldiği zehabına kapılmışlardı. İşte savaşın en kızgın anında sizlerin halet-i ruhîyeleriniz böyleydi.