Vegere Sûreya Furqân

Furqânالفرقان

37. Ayet

37Sûreya Furqân
Di Mushefê de Veke

وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ اَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ اٰيَةًۜ وَاَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًاۚ

Dema ku qewmê Nûh pêxemberên xwe derewandin, me wan (di tofanê de) xeniqand û me wan ji bo însanan kir ayetek (da ku jê îbret bigirin). Me ji bo zaliman ezabekî biêş û jan amade kiriye.

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

37. “Nuh milletini de, peygamberleri yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret kıldık. Zalimlere can yakıcı azap hazırlamışızdır.” Nuh kavmi de aynen kendilerinden öncekiler gibi elçilerimizi yalanladılar, onların da ağızlarının payını verip muaheze ediverdik. Onları suda boğduk. Ve insanlar için, kendilerinden sonra gelecekler için bir âyet, bir ibret, bir ders kıldık. Ve işte böylece zalimlere yaşadıkları zalimce bir hayatın neticesinde hak ettikleri can yakıcı, dayanılmaz bir azap hazırladık. Onlar bu helâki hakkettiler. 950 yıl aralarında çırpınan, kendilerini Allah’a kulluğa dâvet eden Nuh (a.s)’ı dinlemediler, Ona ve getirdiği mesaja değer vermediler. Kendilerinin kurtuluşu için çırpınan bir kutlu elçiye eziyetler ettiler, işkenceler yaptılar, dövdüler, sövdüler, akla hayale gelmedik zulümlerini peygamber üzerinde uyguladılar. Ama sonunda yine kurtulanlar bir gemiye binerek, bir peygamber safında yer alarak, tercihlerini bir peygambere kullanarak kurtulurlarken, helâk olanlar da tufanla boğulup ebedîyen yerin dibine batıverdiler, ebedîyen cehenneme doğru yollanıverdiler.