Vegere Sûreya Maîde

Maîdeالمائدة

83. Ayet

83Sûreya Maîde
Di Mushefê de Veke

وَاِذَا سَمِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرٰٓى اَعْيُنَهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّۚ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ

Dema guhdarîya (wehîy) a ji pêxember re nazil bûye dikin, ji ber rastî wê heq a ku ji bo wan nas e tên tu yê bibînî ku hêstir/rondik ji çavên wan diherike. Dibêjin: “Rabbê me! Me îmân anî. (Her wiha) me bi şahidan re binivîse.”

Tefsîr

Tefhîmü'l-Kur'ân

83- Peygambere indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz." AÇIKLAMA 102. İsrailoğulları'nın bozulması evrensel sürece göre meydana gelmiştir. Önce bir toplumda bazı bireyler bozulur; eğer toplumun kollektif bilinci canlıysa, kamuoyu bunları bastırır ve toplum bütün olarak bozulmaktan kurtulur. Fakat, toplum bozulmuş üyelerinin gittiği yollara adeta onları onaylarcasına ve kendilerini istediklerini yapmada serbest bırakırsa, başlangıçta birkaç kişiyle sınırlı olan bozulma yavaş yavaş toplum içinde yayılır. İşte İsrailoğulları'nda olan buydu. Davud ve İsa peygamberlerin (Allah'ın selamı üzerlerine olsun) diliyle lânetlenme konusunda bkz. Zeburlar: 10 ve 50, Matta: 23. 103. Eğer Yahudiler Allah'a, Nübüvvet'e, Vahy'e içtenlikle inanmış olsalardı, kendiliklerinden aynı şeylere inanan müslümanlar tarafını tutarlardı. Ne ki, Yahudilerin Kitab'a olan inançları tuhaftı; Tevhid'le Şirk arasındaki savaşta müminlere karşı müşriklerin yanında yer alıyorlardı. Bundan da öte, Nübüvvet'e inandıklarını iddia etmelerine rağmen, ona inanmayanların tarafını tutuyorlardı. Bütün bunlara rağmen, utanmadan Allah'a, peygamberlere ve kitaplara inandıklarını ileri sürüyorlardı.