Vegere Sûreya Mearic

Mearicالمعارج

39. Ayet

39Sûreya Mearic
Di Mushefê de Veke

كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ

Qet/Tu car! Bêguman ji tiştekî ku pê dizanin me ew xuliqandin. (Her mirov ji heman tiştê hatîye xuliqandin. Ji hêla xuliqandinê ve serdestîya kesekî ji yekî din re tune. Digel îman jî neanîne, çawa dibe ku ew xwe ji mûmînan serdesttir dibînin?)

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

39. “Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır.” Hayır hayır! Onlar biliyorlar zaten. Şu bildikleri, tanıdıkları şeyden yaratmadık mı biz onları? Yani basit bir meniden, değersiz bir spermadan yaratmadık mı biz onları? Bunu bilmiyorlar mı? Sadece bununla, sadece insan oluşlarıyla cennet mi umuyorlar? Eğer cennet fıtrat yönüyle, yaratılış yönüyle kazanılacak bir şey olsaydı, yaratıldıkları şey belli, hepsi bir damla su. Ya da insanın pisliğinden yaratıldı onlar. Bununla mı cennet kazanacaklarını umuyorlar? İmam Gazâlî şöyle diyor: “Bu insan ne garip bir varlıktır! Neyine gururlanır da bilmem! İki pislik deliğinden çıkma bir şey!” Babanın ve ananın pislik deliklerinden çıkan bu insan neyine güveniyor ki? Eğer insanoğlu yaratılıştan dolayı cenneti hak etseydi bu yönüyle in-sanların hepsi birbirlerine denk olurdu. Ama Allah yaratılıştan dolayı cennet vermiyor. Çünkü yaratılışımızın bir meziyeti yok. Nihâyet bir pislik, sonunda yine pisliğe dönüşeceksiniz. Öyleyse ne oluyor size? Nerden bu ümit böyle cennete girmeye? Hayrola cennete doğru bu koşturmanız niye? Durun bakalım! Nereden bu tanışıklık? Bu şeref nereden? Yani siz kendinize şerefi asıldan değil, yaratılışınızdan değil, itaatten kabul edin, kulluktan kabul edin. Çünkü asıl şeref değil, itaat şereftir. Sizler insan oluşunuzla değil îmanınızla, kulluğunuzla ancak cennet kazanacaksınız! Varsa bunlar sizde buyurun, değilse şöyle bir kenara geçin bakalım, denilecek onlara.