47. “İbrahim şöyle cevap verdi: “Sana selâm olsun. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim, çünkü O, bana karşı çok lütufkardır.” Selâm olsun sana. Bana gelince ben sana selâmet ve esenlik diliyorum. Rabbim selâmet versin, Rabbim hidâyet versin sana. Senin hakkında asla bir düşmanlık düşünmüyorum. Benden sana hiç bir kötülük gelmeyecek. Ben senin hoşuna gitmeyecek hiç bir davranışta bulunmayacağım. Seni üzmeyeceğim. Ancak senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Rabbimden seni mağfiret etmesini, geçmiş günahlarını, isyanlarını bağışlamasını ve seni hidâyetine ulaştırmasını dileyeceğim. Çünkü Rabbim bana karşı çok lütufkardır. Rabbim şimdiye kadar benim dualarımı kabul buyurdu. Bana değer verdi.