Vegere Sûreya Rûm

Rûmالروم

36. Ayet

36Sûreya Rûm
Di Mushefê de Veke

وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ اِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ

Dema em rahmetekê bi însanan didin tamkirin pê kêfxweş dibin (û rûdîtî/şaqizî dibin). Dema ji ber tiştên bi destên xwe teqdîm kirine musîbetek were serê wan hema/aniha bêhêvî dimînin.

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

36. “İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler, ama yaptıklarından ötürü başlarına bir kötülük gelirse hemen ümitlerini kaybediverirler.” Biz insanlara bir rahmet, bir nimet tattırdığımız zaman onunla sevinip övünürler. Ama elleriyle işledikleri suçlardan dolayı onlara bir kötülük geldiği zaman da hemen tüm ümitlerini kaybediverirler. Aman bittik, tükendik, mahvolduk demeye, dövünmeye başlayıverirler. Halbuki nimet de, musîbet de imtihan konusudur. Nimetler anında sevinip coşup ta kötülükler anında niye koyuveriyorsunuz?