Vegere Sûreya Rûm

Rûmالروم

9. Ayet

9Sûreya Rûm
Di Mushefê de Veke

اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَۜ

Ma ew li ser rûyê erdê nagerin ku binêrin ka aqûbeta yên berîya wan (jîyîne) çawa bûye? Ew (ên berê de jîyîne), ji wan herî zêde xurttir bûn. Erd serûbinî hev kiribûn (û çandinî/dexil diçandin û sitargehan çêdikirin û zengînîyên binerd derdixistin). Ji avakirîyên wan hê zêdetir avahîyan çêkiribûn. Pêxemberên wan bi delîlên eşkere ji wan re hatibûn. (Ev tiştên hanê bi tevahî ew ji ezabê Allah xelas nekir.) Allah, zilim li wan nedikir. Lê belê, (bi şirîk çêkirina ji Allah re û bi derewandina pêxemberan) wan bixwe zilim li xwe dikirin.

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

9. “Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce geçmiş kimselerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Ki onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler, yeryüzünü kazıp altüst ederek onlardan çok imar etmiş kimseydiler ve onlara bel-gelerle peygamberler gelmişti. Böylece Allah onlara zul-metmiyor, onlar kendilerine zulmediyorlardı.” Yeryüzünde gezip dolaşıp kendilerinden öncekilerin âkıbetlerine hiç bakmıyorlar mı? Yeryüzünde Allah’ı, âhireti inkâr edenler, Allah’la savaşa tutuşanlar sadece kendileri değil ki. Hiç düşünmüyorlar mı ki daha önce kendileri gibi davrananlar ne oldular? Hani nerede onlar? Hani nerede Ad kavmi? Nerede Semûd? Nerede Firavunlar? Nerede zalimler? Güçlüler vardı, kuvvetliler vardı, saltanat sahipleri vardı. Hani nerede onlar? Ki onlar kendilerinden daha güçlü kuvvetliydiler. Toprağı aktarmışlar, yeryüzünü delik deşik etmişlerdi. Yeryüzünde akla hayale gelmedik imarlar, ekim dikimler, imarlar gerçekleştirmişlerdi. Şimdikilerin yaptıklarından çok daha fazlasıyla yeryüzünü imar etmişler, yeryüzünü alabora edip madenler çıkarmışlardı. Medeniyetleri, şehirleri, sulamaları, yolları, köprüleri, evleri, sarayları teknolojileri mükemmeldi. Onlara elçilerimiz apaçık belgelerle, mûcizelerle, âyetlerimizle geldiler. Onlara gerek kendi nefislerindeki, gerekse çevrelerindeki Allah âyetlerini hatırlatarak onları Allah’a imana ve kulluğu çağırdılar. Ölüm ötesi bir hayatın hesabıyla onları uyardılar. Ama onlar elçilerin dâvetine icabet etmediler. Allah onlara asla zulmetmedi. Lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı. Allah elçilerini reddeden bu insanları zulmen helâk etmiyordu. Bu adamlar kendileri helâki hak ediyorlardı. Allah asla kullarına zulmetmez.