Vegere Sûreya Şûarâ

Şûarâالشعراء

28. Ayet

28Sûreya Şûarâ
Di Mushefê de Veke

قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ

(Mûsa) got: “Eger hûn aqil bigirin ew, Rabbê rojhilat û rojava û tiştên di navbera her duyan de ye.”

Jêrenot
(Firewn ji bo Mûsa (as) biqehrîne û mijar belav bike çi ji destê wî dihat kiriye. Pirsa (Allah kî ye?) kiriye û wan ên li derdora xwe li dij wî kişkişandîye. Ji Mûsa (as) qotîye ‘dîn!’. Lê Mûsa (as) digel fîtên wî bersiv nedaye û hinarîya esil bi hevokên ji hev cuda dubare kiriye. Bi vê qiseyê helwesta li dij wan kesên ku dixwazin peşk li daweta tewhîdê bixin hatîye hînkirin. Bi guhnedana berizandin û heqaretan û bi bersivnedana pirsên ne di rê de, hinarîya esil bi hevokên cuda bê dubarekirin wê hîleyên kesên rêwişt Firewn jî pûç û betal bibin. (Ji bo rêbazekî mînahev bnr. 20/Taha, 51-52)

Tefsîr

Fî Zılâli'l-Kur'ân

28- Musa, "Eğer düşünme yeteneğiniz varsa anlarsınız ki, O doğunun, batının ve bu ikisi arasındaki bütün varlıkların Rabb'idir. dedi. Doğu ve Batı hergün gözler önünde serili bulunan iki olgu, iki görüntüdür. Sürekli tekrarlandıkları ve alışılageldikleri için kalbler onlara dikkat ile yönelmez. Bu sözcükler doğuşa ve batışa işaret ettikleri gibi, doğuş ve batış yerlerine de işaret edebilirler. Firavun ve benzeri zorbalar, zalimler bu dehşet verici büyük olayların kendi kontrollerinde olduklarını iddia etmeye cesaret edemezler. Öyleyse bu iki hükmeden, onları gecikmeksizin ve belirlenen süresinden geri kalmaksızın sürekli bir şekilde meydana getiren kimdir? Soğuk olan kalbler bu yönlendirme ile birden sarsılmakta, uykuda olan akıllar birden uyanmaktadırlar. Hz. Musa -selam üzerine olsun- onların duygularını harekete geçirmekte ve onları düşünmeye, değerlendirmeye çağırmaktadır, "Eğer düşünme yeteneğiniz varsa" Gayri meşru idareler, ulusların uyanmasından, kalblerin dirilmesinden korktukları kadar hiçbir şeyden korkmazlar. Uyanıklığa ve bilinçli harekete çağrı yapan davetçilerden rahatsız oldukları kadar kimseden rahatsız olmazlar. Uykudaki vicdanları sarsmaya çalışanları cezalandırdıkları kadar kimseyi cezalandırmazlar. İşte bunun içindir ki, Firavun az önceki sözleriyle kalblerin tellerine dokunan Hz. Musa'ya karşı öfkelenip heyecana kapılmıştır. Sert bir tehdit, apaçık bir saldırı ile, onunla konuşmasını kesiyor. Bu yöntem, güvendikleri dalların kırıldığı ve delillerin aleyhlerine döndüğü sırada bütün tağutların, zalim iktidar sahiplerinin başvurdukları bir yoldur: