Vegere Sûreya Tâ-hâ

Tâ-hâطه

97. Ayet

97Sûreya Tâ-hâ
Di Mushefê de Veke

قَالَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًاۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفًا

Got: “Here/biqeşite! Êdî di dirêjahîya heyata xwe de tu yê bibêjî: ‘La misâs! (Bila tu kes destê xwe nede min û ez jî destê xwe nadim tu kesî).’ Û ji te re demeke (ku tu yê helak bibî) şaşnebar heye. Niha li îlâhê xwe, ya ku bênavber li ber serê wî lihêvîyê dimînî binêre! Sond be em ê wî bişewitînin û paşê jî (xwelîya wî) ber bayê behrê bikin.”

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

97. “Mûsâ: "Defol! Doğrusu artık hayatta, Bana dokunmayın! demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz" dedi.” Defol! Haydi git! Bizim yanımızdan uzaklaş! Yaşadığın sürece dünyada senin şöyle demen senin için cezadır: Bana dokunmayın! Bana dokunmayın! Bu gerçekten büyük bir cezadır, Rabbim korusun. Yâni yaşadığı hayatta sürekli bir sürgün hayatı yaşadığı gibi aynı zamanda bu sürgünlüğünü herkese ilân etme azabının da tattırıldığını anlıyoruz. Yaşadığı sürece kimi görürse, bana dokunma! Bana dokunma! Benden uzak dur! diyecek ve herkesten ürkecek, kaçacak. Tıpkı cüzzamlı birinin insanları kendisine dokunmaktan uyardığı gibi veya cüzzamlı birinden insanların kaçtıkları gibi. İşte Sâmirî’nin cezası bu olacaktır. Ayrıca senin için bir de vaatleşme, randevu günü vardır ki on-dan asla kendini kurtaramayacaksın. Yeryüzünde şirke düşerek, Allah’ın koyduğu sadece kendisine kulluk düzenini bozup ifsat ettiğin için hem bu dünyada, hem de âhirette bu azaba mahkum olacaksın. Şu üzerine titrediğin, önünde eğilip kendisine kulluk yaptığın tanrına da, buzağına da bak ki onu yakacağız, sonra da onun külünü denize savuracağız. Gördün mü? Hani tanrıydı. Hani Mûsâ’nın da İs-râil oğullarının da İlâhıydı. İşte yanıp kül oldu. Hani niye koruyamadı kendisini? Hayır hayır: