Vegere Sûreya Yûsuf

Yûsufيوسف

94. Ayet

94Sûreya Yûsuf
Di Mushefê de Veke

وَلَمَّا فَصَلَتِ الْع۪يرُ قَالَ اَبُوهُمْ اِنّ۪ي لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ لَوْلَٓا اَنْ تُفَنِّدُونِ

Dema ku qefle/karwan (ji Misrê) derket û vegerîya, bavên wan (ji wan ên li cem xwe re) got: "Eger min bizaniba hûn ji min re nabêjin ferfot/gêj, (mine bigota) ez bêhna Yûsuf digirim.”

Tefsîr

Tefhîmü'l-Kur'ân

94- Kafile (Mısır'dan) ayrılmaya başladığı zaman, babaları dedi ki: "Eğer beni bunamış saymıyorsanız, inanın Yusuf'un kokusunu(66) (burnumda tüter) buluyorum." AÇIKLAMA 65. Yani, "Eğer bize ihtiyacımızı karşılayacak tahılı verirseniz bu sizin tasaddukunuz olacak, zira tahıl karşılığı elimizde olan para, ihtiyacımız olan tahılı karşılamamaktadır." 66. Bu peygamberlerin sahip oldukları olağanüstü güçlerin bir örneğidir. Hz. Yakub (a.s) kervan Mısır'dan henüz yola çıkmışken Ken'an'a o kadar mesafeden Hz. Yusuf'un (a.s) gömleğinin kokusunu almıştı. Bu, aynı zamanda peygamberlere ait güçlerin doğuştan getirilen şahsi nitelikler olmadığını, aksine Allah'ın muradıyla, O'nun tarafından kendilerine bağışlandığını da gösterir. Hz. Yakub'un (a.s) Mısır'da o kadar kaldığı süre içinde Hz. Yusuf'un (a.s) elbiselerinin kokusunu alamayıp da, Allah'ın dilemesiyle (belli bir zamanda) almasının nedeni budur. Bu bağlamda Hz. Yakub'u (a.s) bu kadar uzak mesafeden koku alabilen büyük bir peygamber olarak sunan Kur'an'a karşılık Kitab-ı Mukaddes'in onu cahil, sıradan bir baba olarak sunduğunu da belirtmek gerekir. Tekvin (45: 26-27) 'e göre kendisine oğulları tarafından "Yusuf hala yaşıyor, şimdi tüm Mısır ülkesinin hakimi" haberi verildiğinde, onlara inanmadığından ötürü Yakub'un (a.s) kalbini bayıltıcı bir keder kapladı... Ve ne zaman ki Yusuf'u kendisine getiren kervanı gördü, babaları Yakub'un ruhu yeniden canlandı."