Vegere Sûreya Zûxrûf

Zûxrûfالزخرف

18. Ayet

18Sûreya Zûxrûf
Di Mushefê de Veke

اَوَمَنْ يُنَشَّؤُ۬ا فِي الْحِلْيَةِ وَهُوَ فِي الْخِصَامِ غَيْرُ مُب۪ينٍ

Nexwe, ew (kêç) ên (nahîf û diltenik û hestîyar ku) di nav xemlê de tên gihandin/mezinkirin û di nîqaşê de nikarin (meqseda xwe) bi eşkerehî beyan bikin (nîsbetî Allah dikin)?

Jêrenot
(Hinceta muşrîkên Mekkeyê ya ku zaroyên qîz ne dixwestin yek jî ev raman bû ku; di rewşa şer an jî nîqaşê de ew zaroyên qîz qet tu feyde nade wan. Allah (ac) vê ramana wan bi bîra wan anî û wiha ferman kir: “Nexwe, ew (kêç) ên (nahîf û diltenik û hestîyar ku) di nav xemlê de tên mezinkirin û di nîqaşê de nikarin (meqseda xwe) bi eşkerehî beyan bikin (nîsbetî Allah dikin)?”

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

18. “Demek, süs içinde yetiştirilecek de çekişmeyi beceremeyecek olanı Allah'a ayırıyorsunuz değil mi?” Anlayabildiğimiz kadarıyla kız çocukları savaşa gidemezlerdi. Aileye ekonomik bir katkı sağlama imkânları da yoktu. Ayrıca babanın malının bir kısmını alıp yabancı bir erkeğin evine götürecek bir hain gözüyle bakılırdı onlara. Bu yüzden erkek çocuklara nazaran kız çocukları değersiz görülürdü. Dikkat ederseniz, Rabbimizin onları kendi mantıklarından yakalayıp rezil ettiğini görürsünüz. Ama bu kesinlikle kız çocuklarının değersizliğini anlatmamaktadır. Mesele, kızların değersizliğinin ortaya konması değil, onların bu konudaki mantıklarının ortaya konmasıdır. Yâni kız çocukları süs için-de yetiştirilen, fizik yönünden yumuşak, nazik ve fıtratı zayıf olan varlıklardır. İşte böyle zayıf olan kızları Allah’a izafe ediyorlar da, güçlü, kuvvetli olan erkek çocuklarını kendilerine ayırıyorlar.