Peygamber Gönderilmesinin Hikmetleri

PEYGAMBERLER VE GEÇMİŞ KAVİMLER

Bu konuyla ilgili ayetler

135ayet bulundu
Peygamber Gönderilmesinin Hikmetleri
1

Bakara

Ayet: 151Sayfa: 22

Ayete Git

Size içinizden bir resûl gönderdik. Size ayetlerimizi okuyor; sizi arındırıyor; size Kitab’ı, hikmeti ve bilmediklerinizi öğretiyor.

2

Âl-i İmrân

Ayet: 164Sayfa: 70

Ayete Git

Andolsun ki Allah müminlerin içinden, kendilerinden olan bir resûl göndermekle onlara iyilikte bulunmuştur. Onlara O’nun ayetlerini okur, onları arındırır ve onlara Kitab’ı ve hikmeti öğretir. Hiç şüphesiz, (Resûl gelmeden) önce apaçık bir sapıklık içindelerdi.

3

Nisâ

Ayet: 64Sayfa: 87

Ayete Git

Resûl göndermemizin tek gayesi, Allah’ın izniyle ona itaat edilsin diyedir. Şayet onlar (günah işleyip) kendilerine zulmettiklerinde sana gelseler ve Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve Resûl de onlar için (Allah’tan) bağışlanmalarını dileseydi şüphesiz ki Allah’ı (tevbeye muvaffak kılan ve tevbeleri çokça kabul eden) Tevvâb ve (kullarına karşı merhametli) Rahîm olarak bulacaklardı.

4

Nisâ

Ayet: 79Sayfa: 89

Ayete Git

Başına gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her kötülük de kendindendir. Seni insanlara resûl olarak gönderdik. (Senin hak peygamber olduğuna) şahit olarak Allah yeter.

5

Nisâ

Ayet: 80Sayfa: 90

Ayete Git

Kim Resûl’e itaat ederse hiç şüphesiz Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse seni, onların üzerine koruyucu göndermedik.

6

Nisâ

Ayet: 105Sayfa: 94

Ayete Git

İnsanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hükmedesin diye bu Kitab’ı sana hak olarak indirdik. Hainlerin savunucusu olma!

7

Nisâ

Ayet: 164Sayfa: 103

Ayete Git

Kıssalarını daha önce sana anlattığımız resûllere de kıssalarını anlatmadıklarımıza da (vahyettik). Allah, Mûsâ ile (kesin bir şekilde) konuştu.

8

Nisâ

Ayet: 165Sayfa: 103

Ayete Git

Müjdeleyici ve uyarıcı resûller (gönderdik). Tâ ki resûllerden sonra insanların Allah’a (“Bilmiyorduk, duymadık.” gibi bahane olarak) sunacakları bir hüccetleri kalmasın. Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

9

Mâide

Ayet: 15Sayfa: 109

Ayete Git

Ey Ehl-i Kitap! Şüphesiz ki Kitap’tan gizlemekte olduğunuz şeylerin çoğunu açıklayan ve büyük bir bölümünü de görmezden gelen/üzerinde durmayan Resûlümüz size geldi. Şüphesiz ki size, Allah’tan bir nur ve apaçık/açıklayıcı Kitap geldi.

10

Mâide

Ayet: 19Sayfa: 110

Ayete Git

Ey Ehl-i Kitap! Resûllerin kesintiye uğradığı bir zamanda, “Bize ne bir müjdeci ne de bir uyarıcı gelmedi.” demeyesiniz diye size açıklayan Resûlümüz geldi. Şüphesiz ki size, müjdeci de uyarıcı da geldi. Allah, her şeye kadîrdir.

11

Mâide

Ayet: 92Sayfa: 122

Ayete Git

Allah’a itaat edin! Resûl’e itaat edin ve (muhalefet etmekten) sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilin ki Resûlümüzün vazifesi, ancak apaçık bir tebliğdir.

12

Mâide

Ayet: 99Sayfa: 123

Ayete Git

Resûl’ün vazifesi yalnızca tebliğdir. Allah, açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.

13

En'âm

Ayet: 19Sayfa: 129

Ayete Git

De ki: “Kimin şahitliği en büyüktür?” De ki: “Allah, benim ve sizin aranızda şahittir. Sizi ve kime ulaşırsa onu uyarmam için bu Kur’ân bana vahyedildi. Yoksa siz, Allah ile beraber başka ilahların olduğuna mı şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “Ancak O, tek ilahtır ve şüphesiz ki ben, O’na ortak koştuklarınızdan berîyim/uzağım.”

14

En'âm

Ayet: 48Sayfa: 132

Ayete Git

Biz resûllerimizi, yalnızca müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim de iman edip ıslah ederse, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

15

En'âm

Ayet: 91Sayfa: 138

Ayete Git

“Allah, beşere hiçbir şey indirmemiştir.” dedikleri zaman Allah’a gösterilmesi gereken saygıyı göstermemiş oldular. De ki: “(Söyleyin o zaman!) Mûsâ’nın getirdiği, içinde insanlar için nur ve hidayet barındıran, parça parça kâğıtlara yazıp (bir kısmını) açıklayıp çoğunu gizlediğiniz Kitab’ı kim indirdi? (O Kitap’la) sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler öğretildi.” (Sana cevap verirlerse ne âlâ! Susmayı tercih ederlerse) de ki: “Allah’tır!” Sonra da bırak onları, batıllarında oynayıp dursunlar.

16

A'râf

Ayet: 61Sayfa: 157

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Bende sapıklık yok. Lakin ben âlemlerin Rabbi olan (Allah tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”

17

A'râf

Ayet: 62Sayfa: 157

Ayete Git

“Size Rabbimin risaletini/mesajlarını iletiyorum ve size nasihat ediyorum. Ve ben, Allah’tan (bana gelen vahiy sayesinde) sizin bilmediklerinizi biliyorum.”

18

A'râf

Ayet: 63Sayfa: 157

Ayete Git

“Sizi uyaran, sakınıp korkasınız diye (öğüt veren) ve merhamet olunursunuz diye sizin içinizden bir adama Rabbinizden bir zikir/hatırlatma geldi diye mi şaşırdınız?”

19

A'râf

Ayet: 67Sayfa: 157

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yoktur. Fakat ben âlemlerin Rabbi (tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”

20

A'râf

Ayet: 68Sayfa: 158

Ayete Git

“Size Rabbimin risaletini/mesajlarını iletiyorum ve ben sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.”

21

A'râf

Ayet: 69Sayfa: 158

Ayete Git

“İçinizden bir adama, sizi uyarması için Rabbinizden bir zikir/hatırlatma gelmesine mi şaşırdınız? Hatırlayın! Hani (Allah) sizleri Nûh Kavmi’nden sonra halifeler kılmış ve (boy, pos, güç ve kuvvet vererek) yaradılışta genişlik ihsan etmişti. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”

22

A'râf

Ayet: 79Sayfa: 159

Ayete Git

(Sâlih) onlardan yüz çevirdi ve “Ey kavmim! Andolsun, size Rabbimin mesajını ilettim ve size nasihat ettim. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz.” dedi.

23

A'râf

Ayet: 188Sayfa: 174

Ayete Git

De ki: “Ben kendime, Allah’ın dilemesi dışında ne fayda ne de zarar verme gücüne sahibim. Şayet gaybı biliyor olsaydım hayrı çoğaltırdım/daha fazla mal toplardım ve hiçbir kötülük bana dokunmazdı. Ben, yalnızca inanan bir topluluk için uyarıcı ve müjdeciyim.”

24

Tevbe

Ayet: 33Sayfa: 191

Ayete Git

Müşrikler hoşlanmasa da tüm dinlere üstün gelsin diye Resûl’ünü hidayet ve hak dinle gönderen O’dur.

25

Yûnus

Ayet: 2Sayfa: 207

Ayete Git

(Ne ilginç!) İçlerinden bir adama, “İnsanları uyar ve iman edenleri Rabbleri katında değerli bir konumda olmakla müjdele!” diye vahyedişimiz insanlara tuhaf mı geldi? Kâfirler dediler ki: “Şüphesiz ki bu, apaçık bir sihirbazdır.”

26

Hûd

Ayet: 2Sayfa: 220

Ayete Git

(Ayetlerin Allah tarafından muhkem kılınıp, sonra detaylı bir şekilde açıklanmasının nedeni) Allah’tan başkasına ibadet etmemenizdir. Şüphesiz ki ben, size O’ndan bir uyarıcı ve müjdeciyim.

27

Hûd

Ayet: 12Sayfa: 221

Ayete Git

“Ona bir hazine indirilmeli ya da onunla beraber bir melek gelmesi gerekmez miydi?” demeleri nedeniyle, sana vahyedilenin bir kısmını (anlatmayı) bırakıp göğsünü daraltacak değilsin herhâlde? Sen ancak bir uyarıcısın. Allah, her şeye vekildir.

28

Hûd

Ayet: 25Sayfa: 223

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u kavmine gönderdik. (Demişti ki:) “Şüphesiz ki ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

29

Hûd

Ayet: 88Sayfa: 230

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Görüşünüz nedir? (Söylesenize!) Şayet ben, Rabbimden bir belge/delil üzereysem ve beni kendi tarafından güzel bir rızıkla mükâfatlandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim uymayarak) size muhalefet etmek istemiyorum. Tek amacım, gücüm yettiğince ıslah etmektir. Benim başarım, ancak Allah’ın izniyledir. Ben, O’na tevekkül ettim ve yalnızca O’na yönelirim.”

30

Ra'd

Ayet: 7Sayfa: 249

Ayete Git

Kâfirler derler ki: “Onun üzerine Rabbinden bir ayet/mucize indirilmesi gerekmez miydi?” Sen ancak bir uyarıcısın, her kavmin yol göstericisi (Hâdi olan Allah’tır).

31

Ra'd

Ayet: 30Sayfa: 252

Ayete Git

Sana vahyettiğimizi onlara okuyasın diye, seni kendilerinden önce nice ümmetin gelip geçtiği bir toplum içinde (risaletle) görevlendirdik. Onlarsa Er-Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Yalnızca O’na tevekkül ettim ve dönüşüm/tevbem de O’nadır.”

32

Ra'd

Ayet: 40Sayfa: 253

Ayete Git

Onlara vadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek veya (hiç göstermeden) seni vefat ettirsek de (fark etmez). Sana düşen ancak tebliğ etmektir. Hesap görmek de bizim işimizdir.

33

İbrâhîm

Ayet: 5Sayfa: 254

Ayete Git

Andolsun ki biz, Mûsâ’yı, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat.” diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda, çok sabırlı olan ve çokça şükredenler için (ibret alınacak) ayetler vardır.

34

İbrâhîm

Ayet: 44Sayfa: 260

Ayete Git

Sen, insanları azabın kendilerine geleceği günle uyar! Zalimler derler ki: “Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele ki davetine icabet edip resûllere uyalım.” (Onlara şöyle cevap verilir:) Oysa yok olup gitmeyeceğinize dair daha önce yeminler etmemiş miydiniz? (Ne oldu?)

35

Hicr

Ayet: 89Sayfa: 265

Ayete Git

De ki: “Kuşkusuz ben, (evet,) ben apaçık bir uyarıcıyım.”

36

Nahl

Ayet: 2Sayfa: 266

Ayete Git

Kullarından dilediğine ruhla/vahiyle melekleri indirir ve (o kâfirleri şöyle) uyarın (diye emreder): “Benden başka (ibadeti hak eden) ilah yok, (o hâlde) benden korkup sakının.”

37

Nahl

Ayet: 35Sayfa: 270

Ayete Git

Şirk koşanlar dediler ki: “Şayet Allah dileseydi ne biz ne de babalarımız, O’nun dışındaki hiçbir varlığa ibadet etmez ve O’nun belirlediği haramlar dışında hiçbir şeyi haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de aynen böyle yaptılar. Resûllerin apaçık bir tebliğden başka görevi mi var?

38

Nahl

Ayet: 43Sayfa: 271

Ayete Git

Biz, senden önce kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (resûl olarak) göndermedik. Şayet bilmiyorsanız, (vahiy bilgisine sahip) zikir ehline sorun.

39

Nahl

Ayet: 44Sayfa: 271

Ayete Git

(Peygamberleri) apaçık deliller ve Kitaplarla (gönderdik). Sana da bu zikri/Kur’ân’ı indirdik ki insanlara indirileni onlara açıklayasın. Umulur ki düşünürler.

40

Nahl

Ayet: 64Sayfa: 272

Ayete Git

Hakkında anlaşmazlığa düştükleri hususları onlara açıklaman, iman eden bir topluluğa hidayet ve rahmet olması için bu Kitab’ı sana indirdik.

41

Nahl

Ayet: 82Sayfa: 275

Ayete Git

Şayet yüz çevirirlerse sana düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.

42

İsrâ

Ayet: 59Sayfa: 287

Ayete Git

Bizi ayetler/mucizeler göndermekten alıkoyan tek şey, evvelkilerin onu yalanlamasıdır. Semûd’a dişi deveyi apaçık (bir mucize) olarak verdik, ona zulmettiler. Biz ayetleri/mucizeleri yalnızca korkutmak için göndeririz.

43

İsrâ

Ayet: 105Sayfa: 292

Ayete Git

Biz onu hak üzere indirdik, o da hak olarak indi. Biz seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

44

Kehf

Ayet: 56Sayfa: 299

Ayete Git

Biz resûllerimizi (onların isteklerine icabet etsinler diye değil) yalnızca müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfirler ise (hakka karşı) batılla mücadele ederek, hakkın ayağını kaydırmak/hakkı yok etmek istiyorlar. Ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyi alaya aldılar.

45

Meryem

Ayet: 97Sayfa: 311

Ayete Git

O (Kur’ân’la) muttakileri müjdeleyesin ve inatçı topluluğu uyarasın diye onu senin dilinle kolaylaştırdık.

46

Enbiyâ

Ayet: 107Sayfa: 330

Ayete Git

Biz seni yalnızca âlemlere rahmet olarak gönderdik.

47

Hac

Ayet: 49Sayfa: 337

Ayete Git

De ki: “Ey insanlar! Ben, sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

48

Hac

Ayet: 78Sayfa: 340

Ayete Git

Allah yolunda hakkıyla/Allah’ın şanına yakışır şekilde cihad edin. O sizi seçti. Dinde size bir darlık/güçlük yüklemedi. Atanız İbrâhîm’in milletine (uyunuz)! O (Allah) sizleri bundan önce de bunda da Müslimler/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullar diye isimlendirdi ki Resûl size, siz de insanlara şahitlik edesiniz. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a tutunun. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel bir dost ve ne güzel bir yardımcı!

49

Nûr

Ayet: 54Sayfa: 356

Ayete Git

De ki: “Allah’a itaat edin! Resûl’e itaat edin! Şayet yüz çevirirseniz onun sorumluluğu (olan tebliğ) ona, sizin sorumluluğunuz olan (itaat) size yüklenendir. (Herkes kendinden sorumludur.) Şayet ona itaat ederseniz, hidayete ermiş olursunuz. Resûl’ün vazifesi yalnızca apaçık bir tebliğdir.”

50

Furkân

Ayet: 56Sayfa: 364

Ayete Git

Biz seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

51

Şuarâ

Ayet: 105Sayfa: 370

Ayete Git

Nûh’un kavmi gönderilen resûlleri yalanladı.

52

Şuarâ

Ayet: 106Sayfa: 370

Ayete Git

Hani kardeşleri Nûh, kendilerine, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.

53

Şuarâ

Ayet: 107Sayfa: 370

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”

54

Şuarâ

Ayet: 115Sayfa: 371

Ayete Git

“Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.”

55

Şuarâ

Ayet: 123Sayfa: 371

Ayete Git

Âd (Kavmi), gönderilen resûlleri yalanladı.

56

Şuarâ

Ayet: 124Sayfa: 371

Ayete Git

Hani kardeşleri Hûd onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.

57

Şuarâ

Ayet: 125Sayfa: 371

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”

58

Şuarâ

Ayet: 141Sayfa: 372

Ayete Git

Semûd (Kavmi), gönderilen resûlleri yalanladı.

59

Şuarâ

Ayet: 142Sayfa: 372

Ayete Git

Hani kardeşleri Sâlih onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.

60

Şuarâ

Ayet: 143Sayfa: 372

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”

61

Şuarâ

Ayet: 160Sayfa: 373

Ayete Git

Lût Kavmi, gönderilen resûlleri yalanladı.

62

Şuarâ

Ayet: 161Sayfa: 373

Ayete Git

Hani kardeşleri Lût onlara, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.

63

Şuarâ

Ayet: 162Sayfa: 373

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”

64

Şuarâ

Ayet: 193Sayfa: 374

Ayete Git

Onu Rûhu’l Emin (Cibrîl) indirdi.

65

Şuarâ

Ayet: 194Sayfa: 374

Ayete Git

Uyarıcılardan olman için kalbine (vahyetti).

66

Şuarâ

Ayet: 195Sayfa: 374

Ayete Git

Apaçık bir Arapça ile.

67

Neml

Ayet: 91Sayfa: 384

Ayete Git

(De ki:) “Ben ancak bu beldeyi haram/kutsal kılan ve her şeyin kendisine ait olduğu (Mekke’nin) Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Ve Müslimlerden/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullardan olmakla emrolundum.”

68

Neml

Ayet: 92Sayfa: 384

Ayete Git

“Ve Kur’ân’ı okumakla (emrolundum). Kim hidayet bulursa, kendi yararına hidayet bulmuştur. Kim de sapıtırsa de ki: ‘Ben, ancak uyarıcılardan biriyim.’ ”

69

Kasas

Ayet: 46Sayfa: 390

Ayete Git

Biz (Mûsâ’ya) seslendiğimizde Tûr’un yanında da değildin. Fakat Rabbinin rahmeti olarak (bunları sana vahyediyoruz ki) senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan topluluğu uyarasın. Umulur ki öğüt alırlar.

70

Kasas

Ayet: 48Sayfa: 390

Ayete Git

Onlara (Mekkelilere) kendi katımızdan (gönderdiğimiz) hak geldiğinde, “Mûsâ’ya verilen (mucizelerin) benzeri ona da verilmeli değil miydi?” dediler. Onlar, daha önce Mûsâ’ya verileni inkâr etmemişler miydi? Demişlerdi ki: “Birbirlerine yardım eden iki büyü!” ve demişlerdi ki: “Şüphesiz ki biz, hepsini inkâr ediyoruz.”

71

Ankebût

Ayet: 18Sayfa: 397

Ayete Git

“Şayet yalanlayacak olursanız, hiç şüphesiz sizden önceki kavimler de yalanladı. Resûl’ün vazifesi, ancak apaçık bir tebliğdir.”

72

Ankebût

Ayet: 50Sayfa: 401

Ayete Git

Dediler ki: “Ona Rabbinden ayetler/mucizeler gelmesi gerekmez miydi?” De ki: “Ayetler, ancak Allah katındadır. Ve ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.”

73

Secde

Ayet: 3Sayfa: 414

Ayete Git

Yoksa, “Onu uydurdu.” mu diyorlar? (Hayır, öyle değil!) Bilakis, senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu uyarman için, o (Kur’ân), Rabbinden gelen bir haktır. Umulur ki hidayet bulurlar.

74

Ahzâb

Ayet: 45Sayfa: 423

Ayete Git

Ey Nebi! Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik,

75

Ahzâb

Ayet: 46Sayfa: 423

Ayete Git

Ve (Allah’ın) izniyle, (insanları) Allah’a davet eden ve nur saçan bir kandil olarak (gönderdik).

76

Ahzâb

Ayet: 47Sayfa: 423

Ayete Git

Müminlere, onlar için Allah’tan büyük bir lütuf ve ihsan olduğunu müjdele.

77

Sebe'

Ayet: 28Sayfa: 430

Ayete Git

Biz seni, ancak bütün insanlığa müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

78

Sebe'

Ayet: 46Sayfa: 432

Ayete Git

De ki: “Size tek bir öğüt veriyorum: (Hakkı bulmak adına) Allah için ikişer ikişer, birer birer harekete geçin, sonra da düşünün. (Göreceksiniz ki) arkadaşınız (olan Peygamber’de) hiçbir delilik yoktur. O, çetin bir azabın öncesinde, (sizi uyaran) bir uyarıcıdan başkası değildir.”

79

Fâtır

Ayet: 23Sayfa: 436

Ayete Git

Sen, yalnızca bir uyarıcısın.

80

Fâtır

Ayet: 24Sayfa: 436

Ayete Git

Biz seni hak ile, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her ümmete mutlaka bir uyarıcı gelip geçmiştir.

81

Yâsîn

Ayet: 3Sayfa: 439

Ayete Git

Hiç şüphesiz sen, gönderilmiş resûllerdensin.

82

Yâsîn

Ayet: 4Sayfa: 439

Ayete Git

(Hiç şüphesiz ki sen,) dosdoğru yol üzeresin.

83

Yâsîn

Ayet: 5Sayfa: 439

Ayete Git

(O Kur’ân,) (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm (olan Allah) tarafından indirilmiştir.

84

Yâsîn

Ayet: 6Sayfa: 439

Ayete Git

Babaları uyarılmamış ve gaflet içerisinde olan bir topluluğu uyarmak için (gönderildin).

85

Yâsîn

Ayet: 10Sayfa: 439

Ayete Git

Onları uyarsan da uyarmasan da birdir. İman etmezler.

86

Yâsîn

Ayet: 11Sayfa: 439

Ayete Git

Sen, ancak zikre/Kur’ân’a uyan ve gaybta (görmedikleri hâlde ya da kimsenin kendilerini görmediği yerlerde) Rahmân’dan korkanları uyarırsın. Böylesini mağfiret ve değerli bir mükâfatla müjdele.

87

Yâsîn

Ayet: 17Sayfa: 440

Ayete Git

“Bizim vazifemiz yalnızca apaçık bir tebliğdir.”

88

Yâsîn

Ayet: 70Sayfa: 443

Ayete Git

Tâ ki (Kur’ân), diri olanları uyarsın ve kâfirler üzerine söz/Allah’ın hücceti hak olsun.

89

Sâd

Ayet: 65Sayfa: 456

Ayete Git

De ki: “Ancak ben, bir uyarıcıyım. (Zatında, fiillerinde ve sıfatlarında tek olan) El-Vâhid ve (her şeye boyun eğdirip hükmüne ram eyleyen) El-Kahhâr olan Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur.”

90

Sâd

Ayet: 66Sayfa: 456

Ayete Git

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. (İzzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğaffâr’dır.

91

Sâd

Ayet: 67Sayfa: 456

Ayete Git

De ki: “O, büyük bir haberdir.”

92

Sâd

Ayet: 68Sayfa: 456

Ayete Git

“Siz ondan yüz çevirmektesiniz.”

93

Sâd

Ayet: 69Sayfa: 456

Ayete Git

“Onlar kendi aralarında tartışırlarken, benim Mele-i A’lâ’ya dair bir bilgim yoktur.”

94

Sâd

Ayet: 70Sayfa: 456

Ayete Git

“Bana, yalnızca bir uyarıcı olduğum vahyedilmektedir.”

95

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 15Sayfa: 467

Ayete Git

(Allah) dereceleri yükselten ve arşın sahibi olandır. (İnsanları) Kavuşma Günü (olan ahiret) ile uyarmaları için ruhu (vahyi) emriyle kullarından dilediği(nin kalbi)ne bırakır.

96

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 18Sayfa: 468

Ayete Git

Onları Yevmu’l Azife/yaklaşan gün ile uyar. O zaman kalpler gırtlaklara dayanır, (korku ve kaygıdan) yutkunurlar. Zalimler için ne yakın bir dost ne de şefaati yerine getirilen bir şefaatçi vardır.

97

Şûrâ

Ayet: 6Sayfa: 482

Ayete Git

Allah’ı bırakıp da veliler edinenler (var ya!) Allah, onların üzerinde gözetleyicidir. Sen, onların üzerine vekil değilsin.

98

Şûrâ

Ayet: 7Sayfa: 482

Ayete Git

Böylece şehirlerin anası olan (Mekke’yi) ve çevresini uyarman ve (insanları) kendisinde şüphe olmayan Toplanma Günü’yle uyarman için, sana Arapça bir Kur’ân vahyettik. (Kıyamet Günü) bir grup cennette, bir grup alevleri dehşet saçan ateştedir.

99

Şûrâ

Ayet: 48Sayfa: 487

Ayete Git

Şayet yüz çevirirlerse seni, onların üzerine (amellerini kayıt altına alan bir) gözetleyici kılmadık. Senin vazifen yalnızca tebliğdir. Şüphesiz ki biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımızda bundan dolayı sevinip şımarır. Şayet ellerinin (yapıp) takdim ettiği (ameller) nedeniyle başına bir kötülük gelse şüphesiz ki insan nankörleşiverir.

100

Şûrâ

Ayet: 52Sayfa: 488

Ayete Git

Böylece sana emrimizden bir ruh/Kur’ân vahyettik. Sen Kitab’ın ve imanın ne olduğunu bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle hidayet ettiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen, dosdoğru yola iletirsin.

101

Zuhruf

Ayet: 63Sayfa: 493

Ayete Git

Îsâ apaçık delillerle geldiği zaman dedi ki: “Muhakkak ki size hikmeti getirdim ve ihtilaf ettiğiniz konuların bazısını açıklamak için geldim. Allah’tan korkup sakının ve bana uyun.”

102

Ahkâf

Ayet: 9Sayfa: 502

Ayete Git

De ki: “Ben, resûllerin ilki değilim. Ve ben, bana ve size ne yapılacağını bilmiyorum. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyuyorum. Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

103

Ahkâf

Ayet: 23Sayfa: 504

Ayete Git

Dedi ki: “(Azabın ne zaman geleceğine dair) bilgi Allah’ın katındadır. Ben ise kendisiyle gönderildiğim (hakikatleri) size tebliğ ediyorum. Fakat ben, sizi cahillik eden bir toplum olarak görüyorum.”

104

Fetih

Ayet: 8Sayfa: 510

Ayete Git

Şüphesiz ki biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

105

Fetih

Ayet: 9Sayfa: 510

Ayete Git

Allah’a ve Resûl’üne iman etmeniz, onu desteklemeniz, ona saygı duymanız ve sabah akşam (Allah’ı) tesbih etmeniz için.

106

Fetih

Ayet: 28Sayfa: 513

Ayete Git

Tüm dinlere üstün kılmak için, Resûl’ünü hidayet ve hak dinle gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter.

107

Kâf

Ayet: 45Sayfa: 519

Ayete Git

Onların, (dünyada iken) neler söylediğini en iyi biz biliriz. Sen, onların üzerinde bir zorba değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur’ân’la öğüt ver.

108

Zâriyât

Ayet: 50Sayfa: 521

Ayete Git

O hâlde (Allah’tan alıkoyan put, dünya sevgisi, aile, toplum baskısı gibi her türlü prangadan kurtulup) Allah’a kaçın. Hiç şüphesiz ki ben, size O’nun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım.

109

Zâriyât

Ayet: 51Sayfa: 521

Ayete Git

Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin. Hiç şüphesiz ben, size O’nun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım.

110

Tûr

Ayet: 29Sayfa: 523

Ayete Git

Öyleyse hatırlat/öğüt ver. Sen, Rabbinin nimetiyle ne kâhinsin ne de mecnun.

111

Hadîd

Ayet: 8Sayfa: 537

Ayete Git

Size ne oluyor ki Resûl sizi Rabbinize iman etmeye davet ettiği hâlde, Allah’a iman etmiyorsunuz? Hem muhakkak ki sizden, (iman edeceğinize dair) kesin bir söz almıştı. Şayet iman etmiş kimselerseniz (bu çağrının ve sözünüzün gereğini yerine getirin).

112

Mumtehine

Ayet: 6Sayfa: 549

Ayete Git

Andolsun ki onlarda, sizden Allah’ı ve Ahiret Günü’nü umanlar için güzel bir örneklik vardır. Kim de yüz çevirecek olursa şüphesiz ki Allah, (kimseye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) El-Ğaniy ve (her daim övgüyü hak eden ve varlık tarafından övülen) El-Hamîd’in ta kendisidir.

113

Cuma

Ayet: 2Sayfa: 552

Ayete Git

Ümmiler arasında onlardan olan, kendilerine (Allah’ın) ayetlerini okuyan, onları arındıran, Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir resûl gönderen O’dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.

114

Cuma

Ayet: 3Sayfa: 552

Ayete Git

Ve onlardan olup da henüz onlara erişmemiş olanlara da… O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir.

115

Teğabûn

Ayet: 12Sayfa: 556

Ayete Git

Allah’a itaat edin, Resûl’e itaat edin. Şayet yüz çevirirseniz, Resûlümüzün vazifesi ancak apaçık bir tebliğdir.

116

Talak

Ayet: 8Sayfa: 558

Ayete Git

Nice belde (halkı), Rabblerinin ve resûllerinin emrine karşı geldi. Biz onları çetin bir hesaba çektik ve görülmemiş bir azapla onlara azap ettik.

117

Talak

Ayet: 11Sayfa: 558

Ayete Git

İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye Allah’ın apaçık ayetlerini size okuyan Resûl (göndermiştir). Kim Allah’a iman eder ve salih amel işlerse onu içlerinde ebedî kalacağı, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, şüphesiz ki ona güzel bir rızık vermiştir.

118

Mulk

Ayet: 24Sayfa: 562

Ayete Git

De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur. Ve O’na haşrolunacak (diriltilip huzurunda toplanacaksınız).”

119

Mulk

Ayet: 25Sayfa: 562

Ayete Git

Derler ki: “Şayet doğru söylüyorsanız, (bize) vadettiğiniz (azap) ne zaman? (Gelsin de görelim!)”

120

Mulk

Ayet: 26Sayfa: 562

Ayete Git

De ki: “(Kıyamete dair) bilgi, yalnızca Allah’ın yanındadır. Ben ise ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

121

Nûh

Ayet: 1Sayfa: 569

Ayete Git

Hiç şüphesiz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine can yakıcı azap gelmeden önce onları uyar.” diye gönderdik.

122

Nûh

Ayet: 2Sayfa: 569

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Hiç şüphesiz ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

123

Nûh

Ayet: 3Sayfa: 569

Ayete Git

“Allah’a ibadet edin, O’ndan korkup sakının ve bana itaat edin.”

124

Cin

Ayet: 22Sayfa: 572

Ayete Git

De ki: “Hiç şüphesiz, Allah’a karşı kimse beni koruyamaz ve ben O’nun dışında (sığınabileceğim) bir sığınak da bulamam.”

125

Cin

Ayet: 23Sayfa: 572

Ayete Git

“(Benim vazifem,) Allah’tan olanı ve O’nun iletilerini tebliğ etmektir. (O’nun azabından ancak bu şekilde kurtulabilirim.) Kim de Allah’a ve Resûl’üne isyan ederse ona içinde ebedî kalacağı cehennem vardır.”

126

Nâziât

Ayet: 42Sayfa: 583

Ayete Git

Sana kıyametin ne zaman demir atacağını (gelip çatacağını) sorarlar.

127

Nâziât

Ayet: 43Sayfa: 583

Ayete Git

Sen ona dair hiçbir bilgiye sahip değilsin.

128

Nâziât

Ayet: 44Sayfa: 583

Ayete Git

Onun nihai (bilgisi) Rabbindedir.

129

Nâziât

Ayet: 45Sayfa: 583

Ayete Git

Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

130

A'lâ

Ayet: 8Sayfa: 591

Ayete Git

En kolay olan (salih amelleri) sana kolaylaştıracağız.

131

A'lâ

Ayet: 9Sayfa: 591

Ayete Git

Şayet fayda verecekse öğüt ver/hatırlat!

132

A'lâ

Ayet: 10Sayfa: 591

Ayete Git

Korkan kimse öğüt alır.

133

Ğaşiye

Ayet: 21Sayfa: 592

Ayete Git

Hatırlat! Sen ancak bir hatırlatıcısın/öğüt vericisin.

134

Ğaşiye

Ayet: 22Sayfa: 592

Ayete Git

Onları (iman ve salih amele) zorlayacak değilsin.

135

Ğaşiye

Ayet: 23Sayfa: 592

Ayete Git

(Ancak) kim yüz çevirip inkâr ederse,