Vegere Sûreya Ankebût

Ankebûtالعنكبوت

41. Ayet

41Sûreya Ankebût
Di Mushefê de Veke

مَثَلُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِۚ اِتَّخَذَتْ بَيْتًاۜ وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Mîsala wan kesên ku ji xeynî Allah ji xwe re dost digirin, wekî rewşa pindepîrê ye ku ji xwe re hêlînê çêdike. Bêguman mala herî qels/pûç, mala pindepîrê ye. Xwezî bizanibûna.

Jêrenot
(Ew kesên ku ji xeynî Allah (ac) hin heyînan dost digirin û hêvîdarê şefeat û himmet û alîkarîya wan in, bi vê awayê pişta xwe didin tiştekî herî qels. Hal ev e ku dostê/welîyê heq Allah e (ac). Lewre ew, Baqî ye; her tiştên ji xeynî wî fanî ye. Ew, bi hêz ê û qadirê mutleq e; her tiştên ji xeynî wî bêçar in/şikestî ne. Ew, ne muhtacê qet tu tiştekî ye; her tiştên ji xeynî wî feqîr û hewcedar in. Ew, ji her tiştî berztir/bilindtir e. Her tiştên ji xeynî wî jê re sitûxwar in û teslîmbûyî ne. Dev jê berdana esmaên xweşik û sifetên berz û xwesipartin û pêgirtina heyînên bêçar û qels, enceq karê wan însanan e ku ew ji nîmetên aqil û tewhîdê bêpar in. Wekî din bnr. 6/En’am, 14)

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

41. “Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler.” Allah berisinde, Allah dununda, Allah’tan başka evliya edinenlerin misali, Allah berisinde kendilerine sığınak, barınak, tanrı kabul edinenlerin, Allah’tan başkalarına velâyetlerini verenlerin örneği bir örümceğe benzer. Bir örümceğin durumu gibidir. O örümcek bir ev, bir yuva edindi. İşte gözümüzün önünde bir örümcek evi duruyor. Hepimizin bildiği bir duvar kenarında kurulmuş bir örümcek yuvası. Bir evi vardır örümceğin, evlenmiştir ama muhakkak ki evlerin en zayıfı, evlerin en çürüğü, en basiti örümceğin evidir. İşte Allah’ı bırakıp ta Allah’tan başka velîler bulan, Allah’tan başka karar mercileri bulan, Allah’tan başka yasalarını uygulayacağı tanrılar edinen, Allah’tan başkalarına kulluk etmeye çalışan, Allah’tan başkalarının koruması altına giren insanların güçleri, kuvvetleri, sığınmaları buna benzer. Anladınız değil mi? Allah ve ankebût. Allah ve örümcek. Allah’ın velâyeti, örümceğin sığındığı evin velâyeti. Allah’ın koruması, örümcek evinin koruması. Allah’ın koruması altına girenler, örümceğin evinin koruması altına girenler. Allah’ın velâyetinde olanlar, başkalarının ağına girenler. Velâyetlerini Allah’a teslim edip Allah’ın aldığı kararları uygulayanlar, velâyetlerini başkalarına verip onların yasalarını uygulayanlar. Allah’a teslim olanlar, müdürlerine, amirlerine, siyasîlerine, A.B.D ye, Avrupa’ya teslim olup onların koruması altına girenler. Hangisi güçlüdür? Hangisi doğrudur bunun? Allah velâyeti, Allah sığınağı, Allah koruması karşısında kimin sığınağı, kimin velâyeti daha güçlü? Arkadaşlar, şu andaki 6 milyar yanında bir 6 milyar insan daha olsa, bunlar tüm dünyaya egemen de olsalar işte Rabbimizin onlar hakkındaki değerlendirmesi böyledir. Onların Allah karşısında tedbirleri, güçleri, kuvvetleri işte böyledir. Bir örümceğin sığınmak, barınmak üzere yaptığı evine benzer onlar. Hiç te gözünüzde büyütmeyin bu kâfir devletleri. İşte onların tüm güçleri bu kadardır. Onlar güçsüz, Allah güçlüdür. Onlar cahil Allah âlimdir. Keşke bir bilselerdi, bu âyetleri bir anlasalardı müslümanlar. Anladınız mı şimdi? Büyük kimmiş? Güçlü kimmiş? Egemen kimmiş? Dünyada yetki kiminmiş? Velî kimmiş? Kulluk yapılacak, sözü dinlenecek, yasaları uygulanacak kimmiş?