Vegere Sûreya Baqara

Baqaraالبقرة

101. Ayet

101Sûreya Baqara
Di Mushefê de Veke

وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَر۪يقٌ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَۗ كِتَابَ اللّٰهِ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ كَاَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Dema ji cem Allah ji wan re pêxemberek ku Kitêba li cem wan tesdîq dike hatibe, komek ji Ehlê Kitêb, her wekî ku qet pê nizanin, Kitêba Allah diavêjin pişt guhên xwe.

Jêrenot
(Ew Cihûyên ku Kitêba Allah (ac) diavêtin pişt guhê xwe û li hemberî wê bêeleqe diman, di muqabilê vê tevgera xwe bi îttîbaa derewên şeytanan û bi sihrê ve hatin cezakirin. Her civaka ku li dij wehîya Allah (ac) bin û rû jê vegerîne û bêeleqê bimîne bi îttîbaa tiştên batil tên cezakirin û bi sedema tiştên batil li dinya û li axîretê jî dibin ehlê xusranê. Ayeta pişt vê re heqîqeta vê mijarê îzah dike.)

Tefsîr

Tefhîmü'l-Kur'ân

101- Ne zaman onlara Allah katından yanlarındakini doğrulayan bir peygamber gelse, kendilerine kitap verilenlerden bir takımı, sanki kendileri hiç bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabını arkalarına attılar... AÇIKLAMA 99. Arapça "hayat" kelimesinin sözlük anlamı "herhangi bir tür yaşama"dır. Burada, onların sürdürdükleri hayatın, nasıl bir hayat olduğunu düşünmeksizin yaşamak istedikleri anlamına gelir. Şerefli ve yüce veyahut şerefsiz ve aşağılık bir hayat sürmeleri onlar için hiç önemli değildir. 100. Yahudiler, sadece Hz. Muhammed (s.a.) ve müminler hakkında kötü konuşmakla kalmayıp, ilâhi elçi olarak seçilen Cebrail'e (s.a.) de dil uzatıyorlardı. "O bizim düşmanımız, O rahmet meleği değil, azap meleği" diyorlardı. 101. Cebrail (a.s.) Kur'an'ı Hz. Muhammed'e (s.a.) Allah'ın emri ile indirdiği için, Cebrail (a.s.) hakkında kötü konuşan, aslında Allah hakkında kötü konuşuyor demektir. 102. Yani, "Siz, sadece Kur'an'ı getirdiği için, Cebrail'e (a.s.) küfrediyorsunuz. Oysa Kur'an, Tevrat'ın öğretilerini onaylıyor. O halde, bu şekilde siz kendi kitabınıza sövmüş oluyorsunuz." 103. Buraya kadar olan ayetlerde Yahudiler, Kur'an'a ve Hz. Peygamber'in (s.a.) davetine karşı aldıkları tavrın sonuçları ile uyarılmışlardı. Ayetin bu bölümünde ise, meseleyi başka bir yönden ele almaları tavsiye ediliyor. Kur'an, doğru yolu gösterdiği ve inananlara müjdeler verdiği için O'na karşı çıkıp reddetmek açıkça akılsızlıktır. O halde onlar, Kur'an'ı kabul ederek ulaşılacak olan gerçek kurtuluştan kendilerini mahrum ederek kendi kendilerine zarar vermektedirler.