38:"Oradan hep beraber inin! Eğer benden size bir yol gösteren gelirse bilin ki; benim yol göstericime uyanlar için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmaya-caklardır, dedik." Sizden kim, benden bir hidâyet rehberiyle karşı karşıya gelirse veya size benden bir hidâyet rehberi ulaşırsa, size yol gösterici olarak, hüden olarak, benim emirlerimi, arzularımı size ulaştıran bir peygamber veya Peygamberin mesajı, kitabı veya sünneti size ulaşırsa. Kime? Adem’e veya Havva’ya mı? Hayır bu iş bütün insanlığa deniyor. Kıyamete kadar gelecek bütün insanlara.. "Benden size bir hidâyet, bir mesaj ulaşınca" Sizin durumunuz şu ikiden biri olacaktır; Ya: “Benim hidâyetime tabi olanlar için ne korku vardır, ne mahzun olmak.” Ya böyle cehenneme gitme korkusu da, cenneti kaybetme üzüntüsü de duymayanlardan olacaktır. Veya: "Âyetlerimizi küfrederek yalanlayanlar da cehen-nemliklerdir. Onlar orada ebedîyen kalacaklardır." (Bakara 39) Böyle olacaktır. Türkçeleştirelim bu bölümü: Allah’ın istekleri, yâni vahiy kendilerine ulaşınca insanlar iki grup oluyorlarmış. Kitap karşısında veya peygamber karşısında iki grup insan varmış: 1- Ya kimileri bu hidâyete tabi oluyorlar, o yol göstericinin yol gösterisine uyuyorlar, yollarını yol bilene soruyorlar, yol göstericinin elinden tutuyorlar, o nasıl yol gösteriyorsa onun peşinde olmaya çalışıyorlar, o zaman: "Onlar için korku da yoktur, mahzun da olmayacaklardır." Hükmü geçerlidir. Yâni onlar kesinlikle cennete gideceklerdir. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır. Yâni ne ce-enneme gitme korkusu, ne de cenneti kaybetme hüznü olmayacaktır onlar için. A’râf sûresinde deniyor ki bakın: "Girin cennete; sizin üzerinize korku da yoktur mahzun olma da." (A’raf: 49) Buna göre kesinlikle cennete gireceklerdir bunlar, diyoruz. Yâ-ni insanlar şöyle anlamamalılar: Dünyada mü'min olunca, Kur’an’la, sünnetle tanışınca yine de korkuyoruz, yine de mahzun oluyoruz, neden böyle oluyor öyleyse? Neden tüm korkulardan ve hüzünlerden kurtulmuyoruz filan demesinler, çünkü dünyada olabilecektir bunlar. Üzüntüsüz, gamsız, tasasız bir hayat ancak cennette olabilecektir, bunu unutmayalım hiçbir zaman. 2- Ama ikinci bir grup da olacak insanlardan. Benden bir hidâyet rehberi, benden bir yol gösterici, benden bir vahiy ve peygamberle karşı karşıya geldiklerinde ikinci bir grup insan da şöyle davranacaktır: