63:"Hatırlayın, hani bir zamanlar biz sizden sağlam söz almıştık. Tûr dağını da başınızın üzerine kaldırmıştık. Ve demiştik ki; size verdiğimiz kitaba kuvvetlice sarılın! İçindekileri hatırlayın! Umulur ki takvalı olursunuz." Hatırlayın hani mîsak alma konusunda size zor da kullanmıştık. Bu olayın İsrâil oğullarının tarihinde çok meşhur bir vakıa olduğunda şüphe yoktur. Çünkü Kur’an’ın muhtelif yerlerinde bu olayın anlatıldığını görüyoruz. Allah, Tur’u üzerlerine kaldırarak onlardan bir ahit almıştı. Kendilerine gönderilen vahyin sorumluluğunu üstlenmelerini ve o vah-ye sımsıkı sarılmalarını istemişti Allah. Şartlar ne olursa olsun bunu unutmamalarını, onu hep hatırlarında canlı tutmalarını istemişti. Hayatlarını onunla düzenlemelerini istemişti. Bu Tur'un kaldırılması meselesi anlatıldığı kadarıyla sanki böyle Tûr dağı İsrâil oğullarının üzerine kaldırılmış, ha bırakıldı ha bıra-kılacak; tabi Allah onu neyle kaldırdı bilemiyoruz. Yatmışlar adamlar başlarını, alınlarını kaldırıp bakıyorlar, acaba dalga mı geçiyor Allah bizimle? diye. Ama bu beklentileri de fayda vermeyince tamam diyorlar! Ya Rabbi dinleyeceğiz seni!! Tehlikeyi görünce "İşittik ve itaat ettik" demişler, ama tehlikenin kaldırılmasından hemen kısa bir müddet sonra da bunu unutup "İşittik ve isyan ettik" deyiverdiler. "İşittik ama isyan ettik" deyiverdiler. Yâni Allah’a verdikleri bu sözlerini unutuverdiler, yan çiziverdiler. Peki bunu niye anlatıyor Allah bize? Tarihi bir olay olsun diye mi? Hayır. Bakın Allah bize de böyle bazen imtihanlar gönderiyor. Bizim de başımızın üzerine böyle kârlı dağları kaldırıveriyor bazen. Çocuğumuz ölüm döşeğinde oluyor bazen, alacaklılar kapımıza dayanıyor bazen, ciddi bir hastalık altında ecel terleri döküyoruz bazen. Yâni bir sıkıntı, bir dert başımızın üzerine kaldırılıyor böylece bizden de ahit alıyor Allah. Belâ ve musîbet anında tamam ya Rabbi! Dinleyeceğim ya Rabbi! Sözünden çıkmayacağım ya Rabbi! der de, yolumuz selâmete çıkınca da, başımızın üzerine kaldırılan bu dağ kalkınca da yan çizmeye kalkarsak, unutuverirsek, bizim de onlardan farkımız kalmamış demektir. Meselâ adamın babası ölür, çocuğu ölür de bazen, onun heyecanıyla üç gün, beş gün namaza koşar, ama bu olayın tesiri geçince de yan çizmeye başlayıverir. İşte böyle yaparsak bizim de bu lânetlik yahudi’den bir farkımız kalmayacak demektir Allah korusun. Evet bu yahudiler öyle cins bir toplum ki; öyle kolay kolay Allah’a söz vermeye de yanaşmayan bir toplum. Başlarına dağı kaldı-rarak ancak ahid veren bir toplum. Zor karşısında kulluğa yanaşan bir toplum.