Vegere Sûreya Enbîya

Enbîyaالأنبياء

25. Ayet

25Sûreya Enbîya
Di Mushefê de Veke

وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا نُوح۪ٓي اِلَيْهِ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدُونِ

Me berîya te tu pêxemberek ne şandîye ku me wiha lê wehîy nekiribe: “Bêguman ji min pê ve qet tu îlâh tune. Herwiha bi tenê îbadetê min/evdîtîya min bikin.”

Jêrenot
(Kelîmeya Tewhîdê ji du hevokên ku naveroka wan nefy (red) û îsbat (peyt) e pêk tê. Bi gotina “La îlâhe” hemû ulûhîyet tên red kirin û bi gotina “illallah” jî bi tenê ulûhîyeta Allah (ac) tê pejirandin/îsbatkirin. Îlâh çi ye? Îlâh, di îstilaha Qur'anê de tê/dihê vê maneyê ku “Ew ê îbadet lê tê kirin” e. Ji xeynî vê ayeta 25. ya sûreya Enbîya; ayetên 19/Meryem 81-82. û 43/Zuxrûf 45. jî îşaretê vê maneyê kirine. Yanê dema ku em dibêjin Lâilâheillallah, em vêya jî dipejirînin û dibêjin: “Ji Allah pê ve yê ku îbadetê heq dike qet tu heyîn tune û ez ê bi tenê îbadetê Allah bikim.” “Îlâh” wekî ku tê zenkirin bitenê nayê ser maneya yê dixuliqîne û yê riziq dide û yê vedijîne û yê dimirîne. Eger wisan bûna qet tu maneya dawetkirina muşrîkan li Kelîmeya Tewhîdê ne dima. Lewre li gorî van ayetan (Bnr.10/Yûnus, 31-32) wan digotin em bi van hemûyan bawer in. Lê wan îbadetên wekî dûa û nezir û tewafê ji xeynî Allah ji hin heyînên din re dikirin û didane pey wan rêveberên ku ji xeynî qanûnên Allah (ac) qanûnên beşerî çêdikirin/datanîn û gelên xwe bi van qanûnan bi rê ve dibirin. Bi vê awayî ji xeynî Allah (ac) îbadetê hin tiştên din dikin û ji Allah (ac) pê ji bo xwe wek îlâh digirtin/dipejirandin. (Bnr.9/Tewbe, 31; 10/Yûnus, 18; 12/Yûsuf, 37-40))

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

25. “Ey Muhammed! Senden önce gönderdiğimiz her peygambere: “Benden başka İlâh yoktur, Bana kulluk edin” diye vahy etmişizdir.” Evet ey peygamberim, senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona vahy etmiş olmayalım. Senden önce gönderdiğimiz hiçbir elçimiz yoktur ki ona bizim vahyimiz ulaşmış olmasın. Tüm peygamberlerimize vahy ettik. Peki neyi vahy etmiş Rabbimiz? Tüm elçilerine gönderdiği vahyin konusu: Benden başka İlâh yoktur. Benden başka sözü dinlenecek, Benden başka yasaları uygulanacak, Benden başka kendisine kulluk edilecek İlâh yoktur. Öyleyse sadece Bana kulluk edin. İşte Rabbimizin tüm elçilerine vahyinin ana konusunu, temelini oluşturan budur. İlk elçi Adem (a.s) ile son elçi Muhammed (a.s) arasındaki tüm elçilere gönderilen vahyin, mesajın, dinin temelini Rabbimiz bu âyetinde özetliyor. Allah’tan başka İlâh yoktur. Allah kendisinden başka İlâh olmayandır. Tüm varlıkların kulluk ipleri elinde olan, sadece kendisine ibadet edilen, sadece kendisinin sözü dinlenen, göktekiler ve yerdekiler konusunda sadece kendisinin kanunları geçerli olan, herkesin kendisine boyun büktüğü tek varlık Allah’tır. Kendisine yönelinecek, kendisine kulluk edilecek tek varlık Allah’tır. Ondan başka İlâh yoktur. Ondan başka sözü dinlenecek, Ondan başka hatırı kazanılacak varlık yoktur. İbadetin, duanın, tevekkülün sadece kendisine yapılacağı, imdadın, yardımın sadece kendisinden isteneceği tek varlık Allah’tır. Tüm varlıklar adına kanun koymaya, onlara din ve şeriat belirlemeye, onlara hayat programı çizmeye yetkili tek varlık Allah’tır. Çünkü onları yaratan O’dur. Onların sahip oldukları her şeylerini onlara lütfeden O’dur ve sonunda onları öldürecek ve hesaba çekecek olan da O’dur. Onun dışında hiçbir kimsenin bu konuda tek kelime bile söz söyleme hakkı yoktur. Allah’tan başka hiçbir kimsenin kanun yapmaya, Allah’tan başka hiçbir kimsenin din belirlemeye, yâni hayat tarzı koymaya, hayat programı belirlemeye hakkı yoktur. Din koyucusu sadece Allah’tır. Hayat programını belirleyici sadece O’dur. Çünkü tüm varlıklar O’nundur, herkes ve her şey O’nun kuludur, O’nun mülküdür ve mülkünde söz hakkı da O’na aittir. Gökler ve yerde tek Melik, tek hükümdar O’dur. Yaratıcı, hayat veren, dirilten, öldüren, rızık veren, doyuran O’dur. İşte Rabbimiz buyuruyor ki İlâh Benim. Kulluğa lâyık, ibadete lâyık, sözü dinlenmeye lâyık Benden başka hiç kimse yoktur. Evet tüm yaratıklarından, meleklerden, cinlerden, insanlardan, kullarından, mülklerinden kulluk isteme hakkı da sadece Allah’a aittir. Ama: