Vegere Sûreya Fussîlet

Fussîletفصلت

26. Ayet

26Sûreya Fussîlet
Di Mushefê de Veke

وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَالْغَوْا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ

Kafiran gotin: “Qur'anê guhdarî nekin û dema ew tê xwendin (ji bo fêm nebe) dengan derêxin. Hêvî heye ku hûn bi ser bikevin.”

Jêrenot
(Qîreqîrkirina/deng deranîna dema xwendina Qur'anê, ji xusûsîyetên hevpar ên muşrîkan e. Ev teqereq û xirecirên li dij wehîyê, li gor dema û dera cudahî nîşan bide jî meqsed naguhere: Astengkirina însanan ji fêmkirina wehîyê û jîyîna pê. Ev, carinan bi êrîşkirina vexwîner û qutandina dengê wî pêk tê (41/Fussîlet, 26; 72/Cinn, 19), carinan bi bêbextîya li ser Qur'an (8/Enfâl, 31;16/Nahl, 103), carinan bi xwendina çîrok û çîvanokan dûr girtina gel ji Qur'anê (31/Luqman, 6), carinan ewarekirina gel bi wesîleyên wekî sêhr ku çavê însanan pê tê girêdan tê kirin. (7/A’râf, 113-116). Îro; muzîk û ekranên dîjîtal ên çavgirêdar û hunera ji dîn durketî û kevneşopa îdîa dike ku Qur'an nefêmbar e û rêbazên ku Qur'an wek tesdîqkarê serdema modern dipejirînin û desthilatên daxwaz dikin ku dengê vexwînerên wehîyê qut bikin, ev hemû, îro mînakên ji bo astengîya fêmkirina Qur'anê re xirecir û teqereqa ku tên kirin in.

Tefsîr

Fî Zılâli'l-Kur'ân

26- İnkar edenler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki ona galip gelirsiniz" dediler. Kureyş kabilesi ileri gelenlerinin kitleleri kandırmak için kendilerine söyledikleri bir sözdür bu. Çünkü bu Kur'an'ın hem kendi ruhları hem de kitlelerin ruhları üzerindeki etkinliğine karşı koyamıyorlardı. "Bu Kur'an'ı dinlemeyin." Çünkü ileri sürdükleri gibi bu Kur'an onları büyülüyor, akıllarını çeliyor, hayatlarını altüst ediyordu. Baba ile oğulu, karı ile kocayı birbirinden ayırıyordu. Evet, Kur'an ayırıyordu, ama iman ile küfrü, sapıklıkla hidayeti birbirinden ayıran Allah'ın öngördüğü kriter ile, Furkan ile ayırıyordu. Kalpleri bütünüyle Allah'a özgü kılıyordu. Allah'ın bağından başka bir bağa önem vermiyordu. İşte insanları birbirinden ayırmada esas alınan kriter, gözönünde bulundurulan Furkan buydu. "Okunurken gürültü yapın, belki ona galip gelirsiniz." "Bu yakışık almayan, seviyesiz bir tutumdu. Ne var ki iman etmeye tenezzül etmeyen küstahlar kanıt ile, delil ile, belge ile karşı koyamadıkları zaman yüzsüzlüğe, şamataya başlarlar. Nitekim insanları Kur'an'ı dinlemekten alıkoymak için Malik b. Nadr'ın yaptığı gibi İsfendiyar ve Rüstem masallarını anlatarak, şamata çıkarıyorlardı. Bazan kargaşa çıkararak, bağırarak Kur'an'ın okunmasına engel olmaya çalışıyorlardı. Kimi zaman Kur'an okunurken şiirle, kafiyeli sözlerle halkın dikkatini dağıtmaya, Kur'an'ı dinlemelerine engel olmaya çalışıyorlardı. Ama bütün çabaları boşa gidiyordu. Kur'an hepsine üstün geliyordu. Çünkü Kur'an'da üstün gelme sırrı gizlidir. Çünkü Kur'an hak içeriklidir. Ve batıl ne kadar çırpınırsa çırpınsın her zaman hak üstün gelir. Bu çirkin sözlerine karşılık olarak çok uygun bir tehdit yeralıyor: