Vegere Sûreya Maîde

Maîdeالمائدة

50. Ayet

50Sûreya Maîde
Di Mushefê de Veke

اَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَۜ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ حُكْمًا لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ۟

Nexwe ew li hukmê cahilîyeyê digerin? Ma ji bo civateke li ser yeqînê îmân anîbe, ji hukmê Allah xweşiktir/rindtir hukmê kî heye?

Jêrenot
(Her çi pergal û qanûn ên xeyrî hukmên Allah (ac) hebin ew temam “cahilîye” ne. Ew civakên ku van pergal û qanûnên wisan dipejirînin û bi helwesteke îmanî red nakin ha ew jî dibin civakên cahilîyeyê. Bila ji bîr nebe ku; cahilîye ne parîyekî dem û wext e, mijara bîrûbawerîyê/zihnîyetê ye. Li cihekî Tewhîd û Îslâm hebe, bivê-nevê li dij wî şirk û cahilîye jî heye. Her çi însan an jî civat be; eger jiyanê ne bi pîvanên îslâmê tenzîm bike û çavkanîya agahîya wan ne ji bingeha wehîyê be û qanûnên xwe ne ji Allah bistîne ha ew însan an civat ehlê cahilîyê ye.)

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

50. “Cahiliye devri hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir millet için Allah'tan daha iyi hüküm veren kim var­dır?” Yoksa onlar cahiliye hükmünü, cahiliye kanununu, cahiliye ha-ya­tını, cahiliye yasalarını mı arıyorlar? Yâni bu beyinsizler Rableri kendilerini adam yerine koyup, muhatap kabul edip vahyiyle şereflen­dirdiği halde onu bırakıp da cahiliye yasalarını mı istiyorlar? Cahiliye­nin hükümlerini, değer yargılarını Allah hükümlerine, Allah yasalarına tercih mi ediyorlar? Hevâ ve heveslerini, menfaatlerini Allah bilgilerin­den üstün mü tutuyorlar? Çünkü cahiliye yasaları hevâ ve hevesler üzerine bina edilir. Cahiliye yasaları menfaatler üzerine oturtulur. Yoksa bu adamlar hem dünyalarını, hem âhiretlerini mamur edecek, kendilerini hem dünya hem de âhiret mutluluğuna ulaştıracak Allah yasalarını bir kenara bırakıp ta basit dünya menfaatlerini ön plana çı­karacak cahiliye sistemini mi arzu ediyorlar? Yakîn bilgisine sahip olan akıllı bir toplum için Allah’tan daha iyi hüküm veren, Allah’tan daha güzel yasa koyan kim vardır? Allah’tan daha Âlim kim vardır? İnsan cahildir, Allah Âlimdir. Öyleyse insan yasa yaparken hep menfaatlerinin etkisi altın-dadır, menfaatleriyle hareket eder, ama Allah’ın yaptığı yasalarında hiçbir menfaati yoktur. Kimseye bir ihtiyacı, bir müdahanesi yoktur Al­lah’ın. Ama yasa yapma yetkisini, kanun koyma yetkisini Allah’a değil de insanlara verirseniz elbette yasa yapanlar kendi menfaatlerini ön planda tutacaklar, yasaları hep kendi çıkarları doğrultusunda yapa­caklardır. Yaptıklarıyla mutlaka kendileri için bir çıkar sağlamayı he­defleyeceklerdir. Yasayı yapanlar hırsızlarsa, elbette hırsızlığı ve hır­sızları kayırıcı; içkicilerse, içkiyi ve içkicileri kayırıcı yasalar yapacak­lardır. Toplumda hiçbir zaman eşitlik olmayacaktır. Toplumda tanrılar, kullar, yasa yapıcılar, o yasayı uygulayanlar, yönetenler, yönetilenler, ezenler, ezilenler, zâlimler, mazlumlar hep var olacaktır. Ama yasayı Allah yaparsa herkes O’nun yasalarının uygulayıcısı olarak, kul olarak eşit bir konumda olacaktır.