Vegere Sûreya Nahl

Nahlالنحل

74. Ayet

74Sûreya Nahl
Di Mushefê de Veke

فَلَا تَضْرِبُوا لِلّٰهِ الْاَمْثَالَۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

(Bi şibandina Allah bi hin heyînên din û bi şibandina hin heyînên din jî bi Allah) li ser Allah qet tu mînakan/mîsalan nedin. (Mîsala der barê Allah de bê dayîn enceq) Allah dizane, hûn nizanin.

Jêrenot
(Ji ber ku qet tu tiştek nabe misl û menend û wekhev an jî nêzî Allah (ac), divê li ser mîsal dayîna hebûn û yekîtîya Allah (ac) de pir bi dîqat bê tevgerîn. Bêguman yê ku şan û ezamet û îzzet û celaleta xwe herî baş ew dizane, enceq Allah (ac) der heqê xwe de bikaribe mîsalan bide. Pêwiste ku însan jî bi van mîsalan bes bikin. Kesên muşrîk, Allah (ac) dişibînin hin heyînan û ji ve qiyasê jî hin encaman bi dest dixistin. Mesela ew ji xwe re dibêjin çawa ku melîkek/rayedarek nikaribe bê şirîk û alîkar û wezîrek birêvebirina xwe bimeşîne weke vê divê ku ji bo Allah jî şirîk û alîkarên ku di kaînatê de teserrûfê bikin hebin. Bi mîsala çawa ku bê navber mirovek nikare xwe bigijîne Hikumdarek an giregirek weke vê, digotin pêwiste ku hin wesîle hebin da ku mirov bigihînin Allah: “Evana li îndallah/li cem Allah ji bo me şefaetvan in.” (10/Yûnus, 18) û “wesîleyên ku me digihînin Allah in.” (39/Zûmer, 3).”)

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

73,74. “Allah'ı bırakıp, göklerden ve yerden kendilerine verecek rızıkları olmayan ve vermeye güç yetiremeyen şeylere mi tapıyorlar? Allah'a benzerler koşmaya kalkmayın. Şüphesiz Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Onlar Allah’ı bırakıp da göklerden ve yerden hiçbir şeye mâlik olmayan, hiçbir güçleri ve yetkileri olmayan, kendilerine hiçbir rızık veremeyecek olanlara ibadet ediyorlar. Rızkın sahibi olan Allah’ı bırakıyorlar da kendileri rızka muhtaç, âciz varlıkları dinliyorlar. Allah’ın yasalarını bırakıyorlar da bir takım zavallıların yasalarını uygulamaya çalışıyorlar. Allah’a benzer koşmaya kalkışmayın. Allah yanında etkili yetkili varlıklar kabul etmeyin. Allah’a misâller getirmeyin. Allah tek İlâh tır. Allah bilir siz bilmezsiniz. Allah kendisini kitabında ve elçisinin sünnetinde nasıl tanıtmışsa öylece inanın, öylece kabul edin. Bana göre Allah böyledir, bana göre Allah şöyledir demeye kalkmayın. Bana göre Allah şöyle olmalıdır, böyle olmalıdır demeye kalkışmayın. Bana göre Allah şöyle buyurmalıdır, bana göre şunları istememelidir diyerek O’nu şartlandırmaya, O’na yol göstermeye, O’-na akıl vermeye kalkışmayın. Bana Allah’ın dini şöyledir, bana göre Allah’ın kitabı böyledir, bana göre peygamber şöyledir demeyin. Allah kendisini, Allah kitabını, peygamberini, dinini nasıl ortaya koymuşsa öylece öğrenin ve iman edin. Allah bilir siz bilmezsiniz. Öyleyse biz Allah’ın dediğini söylersek o zaman doğru söylemiş oluruz. Aksi takdirde Allah’ı Allah’ın tanıttığı gibi tanımadan, kitabını O’nun bildirdiği gibi tanımadan bir yargıda bulunmuşsak yanlış yapmış oluruz. Öyleyse Allah’ın ve Resûlünün doğrularını bilmek zorundayız. Bakın Allah bir misâl veriyor: