Vegere Sûreya Neml

Nemlالنمل

45. Ayet

45Sûreya Neml
Di Mushefê de Veke

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَر۪يقَانِ يَخْتَصِمُونَ

Sond be, ji bo ku (wan gazî bike û) bibêje: “Ji Allah re îbadet bikin.” me ji qewmê Semûd re birayên wan Salih şand. (Dema dest bi dawetê kir) hema bûne du kom û bi hev ketin.

Jêrenot
(Çi dema ku daweta tewhîdê derdikeve hemberî şirkê di heman demê de dijminatî dest pê dike. Ev neyartî ne li ser helwesta dijwarî-rûnermî û şarmendî-bedewî û xweşbînî-zorbazîya dawetvan an jî muşrîkan e. Ev rewş, ji ber hebûna dijîtî û lihevnekirina di tebîeta heq û batil de ye. Wekî din bnr. 19/Meryem, 41-49; 21/Enbîya, 18; 22/Hecc, 19; 58/Mucadele, 22)

Tefsîr

Fî Zılâli'l-Kur'ân

45- Semudoğullarına da "Allah'a kulluk ediniz" çağrısını seslendirsin diye kardeşleri Salih'i peygamber olarak gönderdik. Fakat Semudoğulları, birbirleri ile çatışan iki karşı gruba ayrıldılar. Bir grup onun çağrısına kulak verip kabul etmiş, diğer grup da ona karşı çıkmıştır. Kur'an-ı Kerim'in başka yerlerinde bu kıssaya ilişkin açıklamalarından anladığımıza göre O'na karşı çıkanlar çoğunluktaydı. Surenin bu bölümünde, Kur'an-ın, hikâye anlatımında izlediği metoda bağlı olarak bir boşluk yer alıyor. Burada bırakılan boşluktan anlıyoruz ki, ilahi mesajdan yüz çevirip onu yalan sayan Mekkeli müşriklerin Peygamberimize -salat ve selam üzerine olsun- karşı tutumları gibi, Allah'ın hidayetini isteyecekleri yerde Hz. Salih'in kendilerini uyardığı Allah'ın azabının hemen gelmesini istediler. Hz. Salih ise hidayeti istemeyip azabın hemen gelmesini istemelerini yadırgamış ve onları tevbe edip Allah'a yönelmeye çağırmıştır. Belki bu yolla Allah'ın rahmeti kendilerine ulaşabilirdi.