62. “Başlarına kendi işlediklerinden ötürü bir mûsîbet çattığında sana gelip: Biz, "İyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik” diye de nasıl Allah'a yemin ederler?” Hal böyleyken nasıl olur da kendi elleriyle işledikleri suçların sonucu olarak kendilerine bir musibet isabet edince, sana gelerek: Kuşkusuz biz iyilikten ve uzlaşmadan başka bir şey düşünmedik, iyilikten başka bir şey istemedik diyerek Allah’a yemin edebiliyor bu adamlar? Nasıl yapabiliyorlar bunu? Ne yüzle geliyorlar senin huzuruna? Bu, Allah’ın ve Resûlünün hükmüne razı olmayanlar kendi ellerinin kazandıkları sebebiyle, kendi anlayışları sebebiyle, Allah ve Resûlünün programını terk ederek kendi hayatlarına kendi hevâ ve hevesleriyle düzenlemeye kalkışmaları sebebiyle, adâletsizlik yapmaları, zalim olmaları sebebiyle işleri bozulur, başlarına birtakım sıkıntılar, belâlar gelince sana gelirler ve biz ancak ihsan istiyoruz, biz iyilikten başka bir şey istemiyorduk demelerine de inanılmayacaktır. Çünkü Allah bunların kalplerinde olanları bilmektedir. Allah biliyor ki bunlar yalan söylüyorlar. Öldürülen münafığın arkadaşları gelerek işte bizim niyetimiz şöyleydi, böyleydi, biz ihsan istiyorduk dediler. Hem Allah ve Resûlüne isyan ediyorlar, hem Allah ve Resûlünün hükmüne razı olmuyorlar, Allah ve Resûlünün istediği hayat tarzına razı olmuyorlar, ondan sonra da yemin ederek diyorlar ki biz ihsan istiyoruz, biz barış istiyoruz. O tâğuta giderken başka bir niyetle değil sadece iki kişinin arasını düzeltmek için, toplumda huzur ve sükunu sağlamak için gitmiştik diyorlar. Bugün tâğutun mahkemelerine gidenler de aynı şeyleri söylüyorlar.