Vegere Sûreya Nîsa

Nîsaالنساء

62. Ayet

62Sûreya Nîsa
Di Mushefê de Veke

فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَانًا وَتَوْف۪يقًا

Lê dema ji ber ya ku bi destê xwe (kirine) û (bi sedema vê gunehê) musîbetek tê serê wan ka halê wan çawa dibe? Paşê jî têne cem te û sond dixwin û dibêjin: “Me bitenê qencî û serkeftin daxwaz kiriye.”

Jêrenot
(Ew kesên ji şerîeta Allah (ac) rû zivirandine û berê xwe dane qanûnên beşerî di dirêjahîya dîrokê de herûdaîm xwe bi heman derewî ve girtine: “Em ehlê qencîyê (da ku jiyana însan çêtir bi rûmet be û pirsgirêkên wan çareser bibin) û ehlê tewfîqê ne (yanê em ehlê nûjen bûnê/modern bûnê ne û daxwaza me ew e ku em derkevin ser asta medenîyetên hemçax/hemdem û em vêya ji xwe re dikin armanc.”)

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

62. “Başlarına kendi işlediklerinden ötürü bir mûsî­bet çattığında sana gelip: Biz, "İyilik etmek ve uzlaştır­maktan başka bir şey istemedik” diye de nasıl Allah'a ye­min ederler?” Hal böyleyken nasıl olur da kendi elleriyle işledikleri suçların so­nucu olarak kendilerine bir musibet isabet edince, sana gelerek: Kuşkusuz biz iyilikten ve uzlaşmadan başka bir şey düşünmedik, iyi­likten başka bir şey istemedik diyerek Allah’a yemin edebiliyor bu adamlar? Nasıl yapabiliyorlar bunu? Ne yüzle geliyorlar senin huzu­runa? Bu, Allah’ın ve Resûlünün hükmüne razı olmayanlar kendi elle­rinin kazandıkları sebebiyle, kendi anlayışları sebebiyle, Allah ve Re­sûlünün programını terk ederek kendi hayatlarına kendi hevâ ve he­vesleriyle düzenlemeye kalkışmaları sebebiyle, adâletsizlik yapmaları, zalim olmaları sebebiyle işleri bozulur, başlarına birtakım sıkıntılar, belâlar gelince sana gelirler ve biz ancak ihsan istiyoruz, biz iyilikten başka bir şey istemiyorduk demelerine de inanılmayacaktır. Çünkü Allah bunların kalplerinde olanları bilmektedir. Allah bi­liyor ki bunlar yalan söylüyorlar. Öldürülen münafığın arkadaşları ge­lerek işte bizim niyetimiz şöyleydi, böyleydi, biz ihsan istiyorduk dedi­ler. Hem Allah ve Resûlüne isyan ediyorlar, hem Allah ve Resûlünün hükmüne razı olmuyorlar, Allah ve Resûlünün istediği hayat tarzına razı olmuyorlar, ondan sonra da yemin ederek diyorlar ki biz ihsan is­tiyoruz, biz barış istiyoruz. O tâğuta giderken başka bir niyetle değil sadece iki kişinin arasını düzeltmek için, toplumda huzur ve sükunu sağlamak için gitmiştik diyorlar. Bugün tâğutun mahkemelerine gi­denler de aynı şeyleri söylüyorlar.