Vegere Sûreya Nîsa

Nîsaالنساء

79. Ayet

79Sûreya Nîsa
Di Mushefê de Veke

مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِۘ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَۜ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًاۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا

Çi qencîya ku bigihîje te ew ji cem Allah e. Lê her xerabîyeke tê serê te, ji te bixwe ye. Me tu, bi pêxemberî ji însanan re şand. Ji şahidîyê re Allah bes e (ku tu pêxemberê heq î).

Jêrenot
(Qur'ana Kerîm, ji hêla xuliqandinê ve her tiştî nisbetê Allah (ac) dike. Lewre çi nîmet be û çi musîbet be tiştên ku însan leqayê wê dibe, xaliqê wan Allah e. Dema ji berhêla sebeban ve bê rênîn Qur'ana Kerîm her cureyên xêrê nisbetê Allah dike û her çeşîdên xerabîyê jî nisbetê însan bixwe dike. Lewre her xêr û nîmetên digihîje însan bi lutf û kerema Allah e (ac). (Bnr.14/Îbrahîm, 34) Sebebê musîbetên têne serê însan jî ji gunehên wî bixwe ne. (Bnr.42/Şûrâ, 30))

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

79. “Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kö­tülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Seni in­sanlara peygamber gönderdik, şahit olarak Allah yeter.” Sana bir iyilik geldiği zaman o Allahtandır, Allah’ın lütfuyla gel-miştir. Ama sana bir kötülük geldiği zaman da unutma ki ey insan bu senin kendindendir, kendi ellerinle kazandığın şeyler sebebiyledir. Ve biz seni insanlara bir Rasul bir elçi olarak gönderdik. Buna da Allah şahittir ve şahit olarak da Allah yeter. Arkadaşlar, bakın dikkat ediyorsanız insanların kendi kendi-lerine üretmeye çalıştıkları bir iyilik kötülük probleminin çözüm uygu-lamasını Rabbimiz ilk olarak pratikte peygamberi üzerinde gösteriyor. Sana bir iyilik bir kötülük geldiği zaman buyuruyor. Zira Rasulullah Efendimiz zaten iyilik ve kötülük olarak Allah kendisine ne gönder­miş-se Rabbimizin takdirine razı ve teslim olmuştur. Allah’ın takdirine boyun bükmüştür. Allah’tan kendisine bir kötülük, bir mûsîbet geldiği za-man ey Rabbim bunu bana niçin gönderdin? Beni bununla niye im­ti-han ettin? Beni buna niye lâyık gördün? diye bir itirazda, bir serze­niş-te bulunmuyordu Allah’ın Resûlü. Öyleyse bu hitap Rasulullah Efendimizin şahsında onun kav­mine, onun toplumunadır. İlk önce ona söylüyordu Rabbimiz ve kızım sana söylüyorum gelinim sen anla buyuruyordu. Yâni eğer Uhut ta Müslümanlar bir yenilgi almışlar, bir hezimete maruz kalmışlarsa, bir felâketle karşı karşıya kalmışlarsa kesinlikle bilesiniz ki bu konuda suçlu Allah değildir, peygamber hiç değildir, suçlu kendileridir. Müs­lümanların bir yanlış taktiği, bir taktik hatası, acelecilikleri, acele mal mülk peşine koşmaları, Rasulullah’ın yerleştirdiği okçuların konumla­rını, mevzilerini terk ederek ganîmete yönelmeleri, Rasulullahın em­rine muhalefetleriydi. İşte sebep buydu ve bundan dolayı da zaten Allah onları affetmişti, affettiğini bildirmişti. Ama illa da mağlubiyetin bir sebebi aranacaksa işte sebep kendi hatalarından kaynaklanı­yordu. Böylece Allah yaptıkları yanlışlıkları sebebiyle hem onlara bir acıyı, bir hezimeti tattırırken hem de zaferin, galibiyetin sadece kendi elinde olduğunu onlara gösteriverdi. Evet: Allah peygamberine şahittir. Allah peygamberinin peygamberli­ğine şahittir. Nesine şahittir Allah onun? Bir kere pey­gamberinin ti-tizlikle kendisinin emirlerine ve nehiylerine harfiyen tes­lim olduğuna, kendisine asla isyan etmediğine, Allah’ın istediği bir ha­yatı yaşadığına ve yaşadığı tertemiz hayatla insanlara en büyük ör­nek oluşuna şahittir Allah. Allah şahittir ki peygamber insanlara en güzel bir örneklik sergilemektedir. Kıyamete kadar gelecek insanlara örnek olsun diye sürekli Allah tarafından kontrol altında tutulduğuna şahittir Allah. Evet peygamberin hayatı örnek hayattır ve onun Resul­lüğüne, onun örnekliğine Allah şehâdet ediyor. Ve buradan anlıyoruz ki Allah onun hayatını onaylamıştır. Eğer Rasulullah Efendimizin ha­yatında onaylanmayacak bir davranışı olmuşsa hemen uyarı gönde­rerek Rabbimiz onu düzeltmiş veya onaylanmış şeklini ona göstermiş ve örnek olan peygamberin örnek alacaklara yanlış bir davranışının intikalini önlemiştir. Evet yaşadığı 23 yıllık bir Risâlet, bir örneklik ha­yatından sonra Kur’an’la birlikte onun hayatı, onun sünneti bizim için bağlayıcı bir örnek olarak devam edecektir.