79. “Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Seni insanlara peygamber gönderdik, şahit olarak Allah yeter.” Sana bir iyilik geldiği zaman o Allahtandır, Allah’ın lütfuyla gel-miştir. Ama sana bir kötülük geldiği zaman da unutma ki ey insan bu senin kendindendir, kendi ellerinle kazandığın şeyler sebebiyledir. Ve biz seni insanlara bir Rasul bir elçi olarak gönderdik. Buna da Allah şahittir ve şahit olarak da Allah yeter. Arkadaşlar, bakın dikkat ediyorsanız insanların kendi kendi-lerine üretmeye çalıştıkları bir iyilik kötülük probleminin çözüm uygu-lamasını Rabbimiz ilk olarak pratikte peygamberi üzerinde gösteriyor. Sana bir iyilik bir kötülük geldiği zaman buyuruyor. Zira Rasulullah Efendimiz zaten iyilik ve kötülük olarak Allah kendisine ne göndermiş-se Rabbimizin takdirine razı ve teslim olmuştur. Allah’ın takdirine boyun bükmüştür. Allah’tan kendisine bir kötülük, bir mûsîbet geldiği za-man ey Rabbim bunu bana niçin gönderdin? Beni bununla niye imti-han ettin? Beni buna niye lâyık gördün? diye bir itirazda, bir serzeniş-te bulunmuyordu Allah’ın Resûlü. Öyleyse bu hitap Rasulullah Efendimizin şahsında onun kavmine, onun toplumunadır. İlk önce ona söylüyordu Rabbimiz ve kızım sana söylüyorum gelinim sen anla buyuruyordu. Yâni eğer Uhut ta Müslümanlar bir yenilgi almışlar, bir hezimete maruz kalmışlarsa, bir felâketle karşı karşıya kalmışlarsa kesinlikle bilesiniz ki bu konuda suçlu Allah değildir, peygamber hiç değildir, suçlu kendileridir. Müslümanların bir yanlış taktiği, bir taktik hatası, acelecilikleri, acele mal mülk peşine koşmaları, Rasulullah’ın yerleştirdiği okçuların konumlarını, mevzilerini terk ederek ganîmete yönelmeleri, Rasulullahın emrine muhalefetleriydi. İşte sebep buydu ve bundan dolayı da zaten Allah onları affetmişti, affettiğini bildirmişti. Ama illa da mağlubiyetin bir sebebi aranacaksa işte sebep kendi hatalarından kaynaklanıyordu. Böylece Allah yaptıkları yanlışlıkları sebebiyle hem onlara bir acıyı, bir hezimeti tattırırken hem de zaferin, galibiyetin sadece kendi elinde olduğunu onlara gösteriverdi. Evet: Allah peygamberine şahittir. Allah peygamberinin peygamberliğine şahittir. Nesine şahittir Allah onun? Bir kere peygamberinin ti-tizlikle kendisinin emirlerine ve nehiylerine harfiyen teslim olduğuna, kendisine asla isyan etmediğine, Allah’ın istediği bir hayatı yaşadığına ve yaşadığı tertemiz hayatla insanlara en büyük örnek oluşuna şahittir Allah. Allah şahittir ki peygamber insanlara en güzel bir örneklik sergilemektedir. Kıyamete kadar gelecek insanlara örnek olsun diye sürekli Allah tarafından kontrol altında tutulduğuna şahittir Allah. Evet peygamberin hayatı örnek hayattır ve onun Resullüğüne, onun örnekliğine Allah şehâdet ediyor. Ve buradan anlıyoruz ki Allah onun hayatını onaylamıştır. Eğer Rasulullah Efendimizin hayatında onaylanmayacak bir davranışı olmuşsa hemen uyarı göndererek Rabbimiz onu düzeltmiş veya onaylanmış şeklini ona göstermiş ve örnek olan peygamberin örnek alacaklara yanlış bir davranışının intikalini önlemiştir. Evet yaşadığı 23 yıllık bir Risâlet, bir örneklik hayatından sonra Kur’an’la birlikte onun hayatı, onun sünneti bizim için bağlayıcı bir örnek olarak devam edecektir.