Vegere Sûreya Saffât

Saffâtالصافات

102. Ayet

102Sûreya Saffât
Di Mushefê de Veke

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ

Dema zarok gihîşte çaxa ku pê re bigere û ligel wî kar bike, wiha got: “Kurê min! Ez di xewna xwe de dibînim ku min tu serjê dikir. Ka tu (li ser vê mijarê) çi dibejî? (Îsmaîl) got: “Bavê min! Ew tiştê ku tu pê hatî fermankirin pêk bîne. Înşaallah tu yê min ji sebirvanan bibînî.”

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

102. “Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: “Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?” dedi. “Ey babacığım! Ne ile emrolduysan yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin” dedi.” Allah onun isteğine karşılık bir çocuk lütfetti, kendisiyle birlikte yürümeye çağına geldiğinde (a.s) dedi ki, “ey oğulcağızım, ben rüyamda seni boğazlar görüyorum. Ben uykumda seni kurban eder görüyorum. Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Senin görüşün nedir bu hususta?” 100 yaşına yaklaşmış olan İbrahîm (a.s) adım adım yer-yüzünün imamlığına yürüyor. Rabbimizin geçirdiği denemelerin tamamından başarıyla geçtikten sonra Rabbimiz onu tüm insanlığa imam yapacak, önder yapacak. Müslümanların atası olma şerefine ulaştırılacak. İşte şimdi imtihanların en büyüğüyle karşı karşıya geliyor. Ateşe atılma imtihanından çok daha büyük bir imtihandı bu. Karısı Hacer’i ve oğlu İsmail’i ıssız bir çölün ortasına yapayalnız bırakıp gelmesinden çok daha büyük bir imtihan... Yanında koşar hale gelen canciğer oğlunu kurban edecekti. Kurban edecekti yavrusunu Allah yolunda. Allah’la arasına hiçbir şey girmeyecekti. Kalbinde hiçbir şey Allah sevgisinin önüne geçmeyecekti. Allah yolunda, Allah’ın emirlerini uygulama konusunda önünde hiçbir engel bulunmayacaktı. Bir peygamber de olsa, Allah’ın önüne geçen bir çocuk varsa o da kurban edilecekti. Kıyamete kadar tüm mü’minler için bu en büyük bir örnek olacaktı. İşte bu örnekle diyecekti ki İbrahîm (a.s), “ey insanlar Allah yolunda yürürken sakın hiçbir şeyi O’nun önüne geçirmeyin. Oğlunuz, kızınız, karınız, kocanız, babanız, ananız, arkadaşınız, dostunuz, eviniz, barkınız, mesleğiniz, malınız, mülkünüz, diplomanız, doktoranız Allah’ın emrinde olsun. Sakın bunlar Allah’ın önüne geçmesin. Her şeyinizi O’nun adına, O’nun yoluna kurban edin,” diyecekti. Oğlu İsmail’in cevabı gerçekten dillere destan. Bakın babasının bu sözüne cevaben diyor ki: “Ey babacığım, emrolunduğun şeyi yerine getir, inşallah beni sabredenlerden, Allah’ın emrine teslimiyet gösterenlerden bulacaksın.” Bu, tüm çocuklara örnek bir tavırdır. Dünyanın tadını çıkarmak isteyenlere, Allah yolunda nasıl kurban olunacağını anlatan en güzel bir örnektir. “Babacığım sen emrolunduğun şeyi yap. Allah’ın isteğini yerine getir. İnşallah beni Rabbimin emrine sabredenlerden bulacaksın. İnşallah ben de seve seve canımı Allah yolunda vereceğim.” Bir çocuk kurban edilmekle karşı karşıya. Babasının Allah’a teslimiyeti, oğlunda billûrlaşıyor. Elbette babasının bu denli Allah’a teslimiyetini gören evlât ta Allah’a teslim olacaktı. Kocasının Allah’a teslimiyetini gören kadın da, elbette Allah’a teslim olacaktı. Çocuklarından teslimiyet isteyen babalar, hanımlarından teslimiyet isteyen kocalar, kendilerinin Allah’a ne kadar teslim olduklarına bir baksınlar. Onlar ne kadar teslim olmuşlarsa, ötekiler de ancak o kadar teslim olacaklardır.