Vegere Sûreya Tewbe

Tewbeالتوبة

101. Ayet

101Sûreya Tewbe
Di Mushefê de Veke

وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ

Ji bedewîyên li dora we kesên munafiq hene. Ji ehlê Medîneyê jî yên li ser nîfaqê di ber didin/israr dikin hene. Tu bi wan nizanî lê em bi wan dizanin. Em ê du caran ezab li wan bikin. Paşê jî wê ber bi ezabê herî mezin (ezaba li axîretê) ve bên vegerandin.

Jêrenot

Allah (cc), razı olduğu kulları üç sınıfa ayırmıştır:

a. Muhacir

b. Ensar

c. Onlardan sonra gelip, onlara ihsan üzere tabi olanlar

Biz müminlerin, üçüncü sınıftan olabilmesi iki şarta bağlanmıştır:

1. Dini anlarken ve yaşarken Muhacir ve Ensar’ı ölçü kabul edip, onların anladığı ve yaşadığı şekilde yaşamak. Bu, (2/Bakara, 137); “İhsan üzere uyma” ile mümkün olur.

2. Muhacir ve Ensar’ı sevmek, onlara kin duymamak ve onlar için istiğfarda bulunmak. (bk. 59/Haşr, 10)

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

101. “Çevrenizdeki bedeviler içinde ikiyüzlüler ve Medineliler içinde de ikiyüzlülükte direnenler vardır. Onları siz değil, ancak Biz biliriz. Kendilerine iki defa azap edeceğiz; onlar sonra da büyük bir azaba uğratılırlar.” Bir de sizin çevrenizdeki bedeviler arasında evleri size yakın münâfıklar vardır. Medineliler içinde de, sizin içinizde de ikiyüzlülükte, münâfıklıkta direnenler vardır. Onlar sizler gibi Allah ve Resulünün emirlerine gönül huzuruyla itaat ve teslimiyet yerine münâfıklığı tercih edip, inanmadıkları halde iman gösterisinde bulunup nifak çukurlarına dalmada inat ettiler. Bu yolda sebat edip bayağı bayağı yol kat’ ettiler. Münâfıklığı meslek edindiler. Ey Resulüm onları siz değil ancak Ben bilirim. Ey peygamberim sen onların münâfıklıktaki becerilerini, maharetlerini bilemezsin. Münâfıklıkta, kendilerini kamufle etmede, maskelerin arkasına saklanıp ikiyüzlülük yapmada, takiyyede öyle ustalaştılar, öyle ileri gittiler ki sen onları bilemezsin. Biz biliriz onları ve size Biz haber veririz. Bilesin ki Biz onlara iki defa azap edeceğiz. İki kere ceza vereceğiz onlara. Dünyada bir azap, âhirette bir azap. Dünyada bu mü-nâfıklıklarının gereği olarak, inanmadıkları halde inanmış görünmelerinin gereği olarak inanmadıkları bir dinin emirlerini zorla uygulama, zorla namaz kılma, zorla oruç tutma azabı veya sizin için bekledikleri bir felâketin, bir helâkin tamamen aksine size vereceğimiz bir başarı ve galibiyet azabı tattıracağız onlara. Size karşı kurdukları tüm komplolarını boşa çıkararak, tüm harcamalarını mahvederek dünyada azap edeceğiz onlara. Size karşı münâfıklığı seçerek elde etmeyi umdukları tüm dünya menfaatlerini suya düşürerek, yok ederek dünyada azap edeceğiz onlara. Ama iş bununla da bitmeyecek esas âhirette dayanılmaz bir azapla azap edeceğiz onlara.