Vegere Sûreya Yûsuf

Yûsufيوسف

108. Ayet

108Sûreya Yûsuf
Di Mushefê de Veke

قُلْ هٰذِه۪ سَب۪يل۪ٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَص۪يرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَن۪يۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ

Bibêje: “Ha ev rêya min (a yekane/fer) e. Ez û peyrevên min (bi zanîna ji çi re û ji bo çi û bi çi awayî û bibername û birêkûpêk) li ser besîretê dawetî Allah dikin. Em Allah ji hemû kêmasîyan tenzîh dikin. Ez ne ji muşrîkan im.”

Jêrenot
(Ev ayet, di dawetê de esasên bingehîn yên li gor rêbaza nebewî têxe holê: a. Dawet bi tenê ji Allah re ye. b. Ne bitenê pêxember, ew kesên peyrevê wan in jî bi dawetê mesûl in. c. Dawet; ne kiryarekî/fiêlekî ketober û rasthatî û bê program e. Bilekîs çalakîyekî wisan e ku li ser besîretê pêk tê. d. Di dawîya dawetê de divê ev heqîqetên hanê derkevin holê ku; kesên mumîn qet tu tiştî ji Allah re şirîk çênakin û ji qewmê muşrîk dûr û berî ne. Dawetên ku ne n van taybetîyan bin ne dawetên nebewî ne.)

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

108. “Ey Muhammed! de ki: “Benim yolum budur; ben ve bana uyanlar bilerek insanları Allah'a çağırırız. Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Ben asla Allah'a eş koşanlardan değilim.” Sen onlara de ki peygamberim, işte bu benim yolumdur. İşte bu benim dinimdir. Ben ve bana uyanlar, benim safımda yer alanlarla, tercihini benden yana kullanan mü’minlerle birlikte insanları bu yola, Allah’a bir basiret üzere, bilinen, görünen, kimsenin yadırgamayacağı bir basiretle çağırıyorum. Allah’ın şanı şerefi çok üstündür. Allah yüceler yücesidir. Ve ben asla müşriklerden değilim. Ben hayatımda Al-lah’tan başka söz sahibi kabul etmiyorum. Benim hayatıma karışacak Allah’tan başka efendilerim, velîlerim yoktur. Ondan başka sığınacak, Ondan başka dua edecek, Ondan başka rızasını kazanacağım ve arzularını, yasalarını uygulayacağım varlık yoktur. Ben hayatı parçalayan müşriklerden değilim. Ben Rabbimin sıfatlarını, Rabbimin yetkilerini parçalayıp yerdekilere de yetki verenlerden değilim. Evet dâvet Allah’adır. Dâvet sadece hayata karışı olan ve kendisinden başka Rab, Melik ve İlâh olmayan Allah’a kulluğadır. Ve bunu yapacak olan da Allah’ın kutlu elçileridir: