Vegere Sûreya Yûsuf

Yûsufيوسف

22. Ayet

22Sûreya Yûsuf
Di Mushefê de Veke

وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُٓ اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Dema Yûsuf giha kemala xortanîya xwe me hukim û îlim daye. Em muhsînan (kesên ku evdîtîya xwe herî xweşik dikin) wiha xelat dikin.

Tefsîr

Besâirü'l-Kur'ân

22. “Erginlik çağına erince ona hikmet ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.” Ne zaman ki Yusuf rüştüne erdi, ne zaman ki ergenlik çağına ulaşıp beden ve kuvvetinin kemal çağına ulaştı Biz Ona hüküm verdik. Biz ona hüküm, hikmet ve bilgi verdik. Böylece onu muhsinlerden kıldık. İşte biz muhsinleri böylece mükâfatlandırırız. Allah’ı görüyormuşçasına Ona kulluk yapanları işte böylece mükâfatlandırırız buyuruyor Rabbimiz. Evet böylece Onu elçilerimizden yaptık. Biz ona hikmet ve ilim verdik ifadesi ona peygamberlik lütfettik anlamına gelmektedir. Hüküm otoriteyi, gücü temsil eder, ilim de vahyi temsil eder. Yâni halkın işlerini düzenlesin diye, insanlar arasında adâletle hükmetsin diye Biz ona güç kuvvet ve peygamberlik verdik diyor Rabbi-miz. Evet olgunluk çağında genç ve güzel bir delikanlı. Ülkesinden, ailesinden uzak diyarlarda bir ailenin evinde. Yalnızlığı, gurbeti so-lukluyor. Bakın onu ilk imtihanı şöyle bekliyordu: