Fitne ve Fesat Çıkaranların Cezası

AHLAK

Bu konuyla ilgili ayetler

48ayet bulundu
Fitne ve Fesat Çıkaranların Cezası
1

Bakara

Ayet: 59Sayfa: 8

Ayete Git

Zalim olanlar, kendilerine söylenen sözü bir başkasıyla (“Günahlarımızı dök.” anlamındaki “Hıttatun.” ifadesini “buğday” anlamına gelen “hıntatun” kelimesiyle) değiştirdiler. Biz de bu fasıklıklarına karşılık zalimlerin üzerine gökten bir azap indirdik.

2

Mâide

Ayet: 33Sayfa: 112

Ayete Git

Allah’a ve Resûl’üne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapanların cezası, öldürülmeleri veya asılmaları ya da ellerinin ayaklarının çaprazlama kesilmesi veya yerlerinden sürülmeleridir. Bu (ceza), dünyadaki rezillikleridir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.

3

En'âm

Ayet: 49Sayfa: 132

Ayete Git

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince işleyip durdukları fısklardan (günahlardan) ötürü onlara azap dokunacaktır.

4

A'râf

Ayet: 59Sayfa: 157

Ayete Git

Andolsun ki Nûh’u, kavmine (peygamber olarak) gönderdik. Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) bir ilahınız yoktur. Şüphesiz ki ben, sizler için o büyük günün azabından korkmaktayım.”

5

A'râf

Ayet: 60Sayfa: 157

Ayete Git

Kavminin önde gelenleri demişti ki: “Şüphesiz ki biz, seni apaçık bir sapıklık içinde görmekteyiz.”

6

A'râf

Ayet: 61Sayfa: 157

Ayete Git

Demişti ki: “Ey kavmim! Bende sapıklık yok. Lakin ben âlemlerin Rabbi olan (Allah tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”

7

A'râf

Ayet: 62Sayfa: 157

Ayete Git

“Size Rabbimin risaletini/mesajlarını iletiyorum ve size nasihat ediyorum. Ve ben, Allah’tan (bana gelen vahiy sayesinde) sizin bilmediklerinizi biliyorum.”

8

A'râf

Ayet: 63Sayfa: 157

Ayete Git

“Sizi uyaran, sakınıp korkasınız diye (öğüt veren) ve merhamet olunursunuz diye sizin içinizden bir adama Rabbinizden bir zikir/hatırlatma geldi diye mi şaşırdınız?”

9

A'râf

Ayet: 64Sayfa: 157

Ayete Git

Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. (Çünkü) onlar (hakikatleri görmeyen) kör bir kavimdi.

10

Hûd

Ayet: 77Sayfa: 229

Ayete Git

Elçilerimiz (melekler) Lût’a geldiğinde, onlar yüzünden kendini kötü hissetmiş, bir çıkar yol bulamamış ve “Bu baş belası, sıkıntılı bir gündür.” demişti.

11

Hûd

Ayet: 78Sayfa: 229

Ayete Git

(Misafirlerin geldiğini duyunca) kavmi koşar adımlarla ona gelmişti. Bundan önce de kötülükleri (âdet hâline getirecek kadar çokça) yaparlardı. Dedi ki: “Ey kavmim! İşte bunlar benim kızlarım, onlarla (evlenerek ilişki kurmanız) sizin için daha temizdir. Artık Allah’tan korkup sakının ve misafirlerin içinde beni rezil etmeyin. İçinizde hiç mi olgun/aklı başında bir adam yok?”

12

Hûd

Ayet: 79Sayfa: 229

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Andolsun sen de biliyorsun ki kızlarında hakkımız/gözümüz yok. (Aslında) sen, bizim ne istediğimizi de çok iyi biliyorsun.”

13

Hûd

Ayet: 80Sayfa: 229

Ayete Git

Demişti ki: “Keşke size karşı bir gücüm olsa ya da (misafirlerimi sizden koruyacak) bir güce sığınabilseydim.”

14

Hûd

Ayet: 81Sayfa: 229

Ayete Git

(Melekler) demişlerdi ki: “Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Sana ilişemezler. Gecenin bir vaktinde, ailenle beraber yola çık ve içinizden kimse dönüp arkasına bakmasın. Hanımın hariç! (Çünkü) onların başına gelecek azap, onun da başına gelecektir. Onların (helak) zamanı sabahtır. Sabah yakın değil mi?”

15

Hûd

Ayet: 82Sayfa: 230

Ayete Git

(Helak) emrimiz geldiğinde oranın altını üstüne getirdik ve tepelerine birbiri ardına dizilmiş, çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

16

Hûd

Ayet: 83Sayfa: 230

Ayete Git

(O taşlar) Rabbinin katında işaretlenmişlerdir. O (azabın bir benzeri, bu kavmin amelini yapan) zalimlerden uzak değildir.

17

Hicr

Ayet: 58Sayfa: 264

Ayete Git

“Şüphesiz ki biz, suçlu günahkâr bir kavme gönderildik.” demişlerdi.

18

Enbiyâ

Ayet: 74Sayfa: 327

Ayete Git

Lût’a da hüküm/hikmet ve ilim verdik. Onu habis eylemlerde bulunan o şehirden (ve halkından) kurtardık. Şüphesiz ki onlar, fasıklar(dan oluşan), kötü bir kavimdiler.

19

Şuarâ

Ayet: 105Sayfa: 370

Ayete Git

Nûh’un kavmi gönderilen resûlleri yalanladı.

20

Şuarâ

Ayet: 106Sayfa: 370

Ayete Git

Hani kardeşleri Nûh, kendilerine, “(Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” demişti.

21

Şuarâ

Ayet: 107Sayfa: 370

Ayete Git

“Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”

22

Şuarâ

Ayet: 108Sayfa: 370

Ayete Git

“(O hâlde) Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”

23

Şuarâ

Ayet: 109Sayfa: 370

Ayete Git

“Sizden (davetim karşılığında) bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, âlemlerin Rabbi olan (Allah’)a aittir.”

24

Şuarâ

Ayet: 110Sayfa: 370

Ayete Git

“Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin.”

25

Şuarâ

Ayet: 111Sayfa: 370

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Kavminin en düşükleri sana uymuşken sana iman mı edelim?”

26

Şuarâ

Ayet: 112Sayfa: 371

Ayete Git

Demişti ki: “Onların yaptıkları şeyler hakkında bilgi sahibi değilim (onları yargılayamam).”

27

Şuarâ

Ayet: 113Sayfa: 371

Ayete Git

“Şayet bilinçli insanlarsanız, onların hesabını görmek Rabbime aittir (bunu bilmelisiniz).”

28

Şuarâ

Ayet: 114Sayfa: 371

Ayete Git

“Ben, müminleri kovacak değilim.”

29

Şuarâ

Ayet: 115Sayfa: 371

Ayete Git

“Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.”

30

Şuarâ

Ayet: 116Sayfa: 371

Ayete Git

Demişlerdi ki: “Şayet bu işe bir son vermezsen ey Nûh, kesinlikle taşlanıp kovulanlardan olacaksın.”

31

Şuarâ

Ayet: 117Sayfa: 371

Ayete Git

Demişti ki: “Rabbim! Şüphesiz ki kavmim, beni yalanladı.”

32

Şuarâ

Ayet: 118Sayfa: 371

Ayete Git

“Onlarla benim aramı (vereceğin hükümle) aç. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.”

33

Şuarâ

Ayet: 119Sayfa: 371

Ayete Git

Onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içerisinde kurtardık.

34

Şuarâ

Ayet: 120Sayfa: 371

Ayete Git

Sonra da kalanları boğduk.

35

Şuarâ

Ayet: 121Sayfa: 371

Ayete Git

Şüphesiz ki bunda, (Allah’ın dostlarına yardım edip düşmanları helak edeceğine dair) ayet vardır. Onların çoğu mümin değildir.

36

Şuarâ

Ayet: 122Sayfa: 371

Ayete Git

Şüphesiz ki senin Rabbin, (evet,) O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.

37

Şuarâ

Ayet: 123Sayfa: 371

Ayete Git

Âd (Kavmi), gönderilen resûlleri yalanladı.

38

Neml

Ayet: 54Sayfa: 380

Ayete Git

Lût’u da (kavmine gönderdik). Hani o kavmine demişti ki: “Siz göz göre göre bu fuhşiyatı mı işliyorsunuz?”

39

Neml

Ayet: 55Sayfa: 380

Ayete Git

“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? (Hayır, öyle değil!) Siz cahillik etmekte olan bir topluluksunuz.”

40

Neml

Ayet: 56Sayfa: 381

Ayete Git

Kavminin cevabı yalnızca şu oldu: “Lût ailesini yurdunuzdan sürüp çıkarın. Çünkü onlar temiz insanlarmış.”

41

Neml

Ayet: 57Sayfa: 381

Ayete Git

Karısı dışında onu ve ailesini kurtarmıştık. Onun geride (helak olanlarla) kalmasını takdir ettik.

42

Neml

Ayet: 58Sayfa: 381

Ayete Git

Üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

43

Ankebût

Ayet: 33Sayfa: 399

Ayete Git

Elçilerimiz/Melekler Lût’a geldiğinde, onlar yüzünden kendini kötü hissetmiş, bir çıkar yol bulamamıştı. Demişlerdi ki: “Korkma ve üzülme! Kuşkusuz, karın hariç, seni ve aileni kurtaracağız. (Karın ise) geride kalacaklardandır.”

44

Ankebût

Ayet: 34Sayfa: 399

Ayete Git

“Şüphesiz ki biz, o yaptıkları fasıklık nedeniyle bu belde halkının üzerine gökten azap indireceğiz.”

45

Secde

Ayet: 20Sayfa: 415

Ayete Git

Fasık olanların barınağı ise ateştir. Oradan her çıkmaya çalıştıklarında geri çevrilirler. Ve onlara denir ki: “Tadın (bakalım) yalanladığınız azabı.”

46

Ahkâf

Ayet: 20Sayfa: 503

Ayete Git

Kâfirlerin ateşe arz edilecekleri gün, “Siz, dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi tükettiniz, ondan faydalanıp keyif sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklığınız nedeniyle alçaltıcı azapla cezalandırılacaksınız.” (denir.)

47

Ahkâf

Ayet: 35Sayfa: 505

Ayete Git

Ulu’l-Azm peygamberlerin sabrettiği gibi sen de sabret! Onlara (azabın gelmesi için) acele etme. Tehdit edildikleri (azabı) gördükleri gün, gündüzün bir saati kadar kalmış gibi gelecek onlara. (Bu, bir) tebliğdir/bildiridir. Fasık bir topluluktan başkası helak edilir mi?

48

Zâriyât

Ayet: 46Sayfa: 521

Ayete Git

Bundan önce Nûh Kavmi’ni de (helak etmiştik). Hiç şüphesiz onlar, fasık bir kavimdiler.